İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde iş sağlığı ve güvenliği hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında davacı, davalıya sunduğu iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri karşılığında düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bu itirazın iptali ile takibin devamını ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir; davalı ise cevabında, 2024 yılında davacı tarafından eksik ve sözleşmeye aykırı hizmetler sunulduğunu, bu nedenle ödeme yapılmadığını, aksine iade faturaları düzenlendiğini ve davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2024/503 Esas
KARAR NO:2026/189
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/09/2024
KARAR TARİHİ:24/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin bu sözleşme gereğince davalı şirkete hizmet sunduğunu ve bu hizmetlere ilişkin takip müstenidi faturaları düzenleyerek davalıya gönderdiğini, davalının gönderilen faturaya yasal sürede itiraz etmediğini, fatura bedelini de ödemediğini, davalı şirket tarafından hizmet bedelleri ödenmeyince davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ancak davalı borçlunun borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı ile yapılan sözleşme kapsamında davalıya hizmet sunulduğunu ve buna ilişkin sözleşmeye uygun olarak fatura düzenlenmiş olup, yapılan hizmete ve buna ilişkin faturaya süresinde itiraz edilmediğini, yapılan hizmet bedeli ödenmediği gibi tahsili amacıyla yapılan takibe itiraz edilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edilmiş olup dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, Davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesi, haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden davalı/borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu davanın açıldığını, Davalı şirketin icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Davalının aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Taraflar arasında İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, Sözleşme tarihi olan 30/10/2014 tarihinden itibaren 2024 yılına kadar Davacı Firmadan iş sağlığı ve güvenliği hizmeti alındığını, müvekkili firma tarafından zamanında ve süresinde söz konusu hizmete ilişkin ödemelerin yapıldığını, 2024 Yılında davacı firma tarafından müvekkili firmaya eksik ve sözleşmeye aykırı hizmet verildiği gerekçesiyle müvekkili firmaya kesilen faturalara istinaden müvekkili firma tarafından alacaklıya iade faturaları kesildiğini, Davacının iddia ettiği üzere, müvekkili firmanın sözleşmeye aykırı davranmadığını, aksine davacı tarafın eksik ve kusurlu hizmet sunumu nedeniyle müvekkilinin zarar gördüğünü ve sözleşmenin gerektirdiği kalitede hizmet alınamadığını, bu sebeple müvekkilinin zarar gördüğünü ve sözleşmenin gerektirdiği kalitede hizmet alınamadığını, bu sebeple müvekkili şirketin davacıya yönelik iade faturalarının hukuka uygun olduğunu ve davacının alacak iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Her ne kadar davacı, 30.01.2024 30.02.2024 30.03.2024 30.04.2024 30.05.2024 tarihlerinde müvekkiline aralarındaki sözleşmeye uygun İş Sağlığı ve Güvenliği hizmeti vermiş olduğunu iddia etmiş ve bu bahisle icra takibi başlatmış olsa da bu iddiaların asılsız olduğunu, davacının bu iddialarını ispatlayamadığını, Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi gereği; müvekkili şirketin iş yerinde her ay rutin olarak yapılacak olan iş sağlığı ve güvenliği yönünden tespitler ve işverene önerilerin belirtildiği hususlar İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Tespit Ve Öneri Defteri'ne yazılıp, İşyeri Hekimi ,İş Güvenliği Uzmanı ve İşverence İmza altına alındığını, davacı tarafın 2024 yılı için bu sorumluluklarını yerine getirmediği söz konusu defter kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını, İş bu sebeple beraber davacı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği ve olay bakımından eksik ifaların mahkemeye konu olayda olduğunu, Tarafların aralarındaki sözleşmenin 9.Maddesi iş yeri hekiminin sorumluluklarını hüküm altına alındığını, müvekkili firmanın takip alacaklısı firmaya herhangi bir borcu bulunmadığını alacaklı şirket ile müvekkili firma arasında İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmet sözleşmesi imzalandığını, Hizmet veren Alacaklı 2024 yılı içerisinde müvekkili şirkete hizmet vermeden sözleşmenin maddelerinde belirtilen hizmetleri gereğince iş ve işlemlerini yerine getirmeden hizmet bedeli talebi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na müzekkere yazılarak 01.01.2024- 01.07.2024 tarihleri arasında davalı (...) şirket adına ... İş Sağlığı İş Güvenliği Mühendislik Turizm Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. Tarafından e- katip sistemi üzerinden görevlendirme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2024/... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
25/03/2025 tarihinde bilirkişiler ... ve ... ... sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " 5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2024 yılı Ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2024 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
5.2 İncelenen davalı şirkete ait 2024 yılı Ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2024 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
5.3 Davacı şirketin, dava ve icra takibine konu ettiği beş (5) adet e- faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 28.06.2024 tarihi itibariyle davalı ...'den 11.346,00 TL alacağının bulunduğu,
Davalı şirketin, ihtilafa konu olan fatura içeriği hizmeti almadığını iddia ederek 14.06.2024 tarihli ...-... numaralı 11.346,00 TL tutarlı iade faturasını davacı şirket ünvanına düzenlemesinden kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 28.06.2024 tarihi itibariyle davacı ... . LTD. ŞTİ.'ye herhangi bir borcunun bulunmadığı,
5.4 Görüleceği üzere onaylı defterin sağlanması, imzalanması ve düzenli tutulmasından işveren sorumlu denilmiştir. Ayrıca onaylı deftere yazılması gerekenler “tespit, tavsiye ve yapılan çalışmalar” olarak düzenlenmiştir.
Her ne kadar onaylı defterin iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi tarafından doldurulması “bu kişilerin görevlerini yerine getirmesine” ilişkin ele alınabilecek kriter olup, doldurulmaması da görevlerin yerine getirilmediğine ilişkin SALT kriter olmayacağı değerlendirilmiştir.
Deftere ulaşamama, devam edegelen alışkanlık veya uygulamalar gibi unsurlar da gözönüne alınmalıdır.
İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin görevlerini yerine getirip getirmediğine ilişkin mevzuat çerçevesinde değerlendirme yapabilmek için;
* Bu durumda son 3 yıla ilişkin onaylı defter suretleri,
* 4.B. ve 5.B. de belirtilen hususlar,
* ocak 2024-mayıs 2024 döneme ilişkin iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi hizmet sözleşmeleri, de gerekli olacaktır.
Sonuç ve kanaatlerine varılmıştır." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
04/09/2025 tarihinde bilirkişiler ... ve ... ... sunmuş olduğu bilirkişi ek raporunda ; " Onaylı defterin sağlanması, imzalanması ve düzenli tutulmasından işveren (davalı) sorumludur. Onaylı deftere iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi tarafından yazılması gerekenler “tespit, tavsiye ve yapılan çalışmalar” olarak düzenlenmiştir.
Ocak-mayıs 2024 arası çalışmalarda “işyeri hekiminin” mevzuat kapsamında görevlerini yaptığına, görev yapması gereken süre kadar işyerinde bulunduğuna ilişkin dosyada yazılı kayıt, belge vb. bulunmamakla birlikte, bu durumun işyeri hekiminin görevini yerine getirmediğine (işyerine görevini yapmak üzere gelmediğine) ilişkin kesin bir değerlendirmeye sebep olmayacağı, “işyeri hekimi” açısından görev ve sorumlulukların yerine getirilip getirilmediği hususunun işyerinde bu hizmetin muhatabı olan işçilerin tanıklığı ile sonuca kavuşturulabileceği takdiri sayın hakimliğindir. " şeklinde görüş bildirmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağına ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
Ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Tarafların ticari defterleri incelenmiş olup bu kapsamda dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre, davacı defter ve kayıtları ile davalıdan alacağının bulunduğu, davalı defterlerinde ise herhangi bir borcun bulunmadığı tespit edilmekle sözleşme konusu hizmet yönünden inceleme yapılmak üzere alanında uzman bilirkişi tarafından kök ve ek raporuyla inceleme yapılmış olup, kök raporda eksik belgelerin bulunmasıyla davalı tarafa süre verilerek ek rapor alınmıştır.
Dosya kapsamında alınan tüm raporlarda davalı hizmetin verilmediğine yönelik ispatı sağlamamış olmakla beraber cevap dilekçesinde tanık deliline başvurmadığı ve süresi sonrasında tanık dinetme talebi mahkememizce reddedilmiştir.
Davacı defter ve kayıtlarında borcun varlığı aksi ispat edilemediğinden davanın kabulüne karar verilerek, yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği, kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın KABULÜNE; .... İcra Dairesi'nin 2024/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-İcra inkar tazminatı talebinin asıl alacağın alacağın %20'si oranında kabulüne,
3- Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 849,35 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 421,75 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 12.433,80-TL vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin/nisbi harcı, 14.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 102,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 14.957,20 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
7- Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır