Vergi dairesinin limited şirket gizli ortaklık tespiti ve ihtiyati tedbir talebi, amme alacakları tahsili için hukuki menfaat bulunmadığından esastan reddedildi.
Özet: Bir vergi dairesinin, limited şirketin ticari faaliyetlerinin aslında başka şahıslar tarafından yürütüldüğü iddiasıyla bu kişilerin şirketin gizli ortakları olduğunun tespiti ve malvarlıkları üzerinde ihtiyati tedbir konulması talebiyle açtığı dava, ilk derece mahkemesince davacının kamu alacaklarının tahsili mevzuatındaki ihtiyati haciz gibi özel yetkileri ve böyle bir tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı, ayrıca limited şirket ortaklarının sorumluluğunun adi ortaklık niteliğindeki gizli ortaklığa teşmil edilemeyeceği gerekçeleriyle reddedilmiş; bu ret kararı, aynı gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay tarafından da onanmıştır.

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/584 Esas, 2025/613 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2016/1323 E., 2019/933 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde;... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 4...4 vergi numaralı mükellefi ...Yapı Malzemeleri Hafriyat Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin 20 11... yılları hesaplarının incelenmesi sonucunda 23.09.20 16... -A-732/20 sayılı vergi tekniği raporu düzenlendiğini, söz konusu raporda mükellef kurumun faaliyet konusuna ilişkin olarak gerçek bir faaliyet yürüttüğü ancak bu faaliyetinin büyük bir kısmının ...Ltd. Şti.'ne ait araç ve ekipmanlarla yaptığı, kurumun faaliyetini yürütenlerin esasen görünen yasal ortaklardan ziyade ...Ltd. Şti. ortaklarından olan ..., ... ve ... olduğunun anlaşıldığını, işlerin genel olarak ... tarafından yürütüldüğünü ileri sürerek davalılar ... ... ve ...'ın diğer davalı ...Yapı Malzemeleri Hafriyat Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin gizli ortakları olduklarının tespitine ve taşınır taşınmaz malların devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı idarenin 6183 sayılı Amme Alacakların Tahsili Usulu Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 17... . maddelerinde belirtilen yetkiyi kullanabileceği, bu bağlamda davacının ihtiyati haciz işlemlerinde bulunabileceği, ihtiyati tedbir talebinin de eda davasının öncüsü olduğu, eldeki davanın eda davası olmadığı, davacının tedbir talebi yönünden de hukuki yararının bulunmadığı gibi bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı şirketin ortaklık yapısının gerçeği yansıtmadığını, davalılar ..., ..., ...'ın davalı şirketin gizli ortağı olduğunu ve faaliyetin büyük kısmının ...Ltd. Şti.'ne ait ekipmanlar ve araçlarla yapıldığını bu şirketin ortaklarının da ..., ..., ... olduğunu iddia ettiği, yargılama aşamasında davalı -...Yapı Malzemeleri Hafriyat Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafça Bursa 1. Asliye ticaret Mahkemesinin 2017/56 E., ve 2017/422 K. sayılı kararı ile şirketin ihyasına ve şirket ortağı İsa Sönmez'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, somut olayda; hukuki yararın tespit davası açma şartı olduğu, muvazaalı işlemlere dair karinelerin olduğu, ilk bakışta hukuki yarar var gibi göründüğü, ancak limited şirketlerde ortakların kamu borcundan dolayı sorumluluğuna dair özel düzenlemeler olsa da, gizli ortağın durumunun adi ortaklık olarak kabul edildiği ve limited şirket ortaklarının sorumluluğunun adi ortaklığa teşmil edilemeyeceği, davalının hangi ortakla gizli ortak olduğu ve daha önce pay sahibi olup olmadığının belirsiz olduğu, üstelik muvazaalı işlemlere dair deliller varsa ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz yetkisinin davacı idarenin takdirinde olduğu, kesinleşmiş bir yargı kararına gerek olmadığı, delillerin takdirinde bir tespit kararına gerek olmadığı, idarenin yapması gereken açık ve emredici bir hüküm olduğu, tespit hükmü ile idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabileceği; ihtiyati tedbir istemi için de hukuki yararın olmadığı, ayrıca idarenin tasarrufun iptali ve tüzel kişiliğin perdesinin aralanması gibi yollara başvurabilmesi için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiği gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesinin kararı ve gerekçesinin yerinde olduğu (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 17.06.20 16... /2100-2016/6849 E.K ve 20.03.20 23... /7487-2023/1674 E.K sayılı ilamları) gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalılar gerçek kişilerin davalı şirketin gizli ortağı olduğu iddiasına dayalı ortaklığın tespiti ve ihityatı tedbir istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,10.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.