Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın hakaret suçundan mahkumiyetini onarken, haksız tahrik ve eksik inceleme iddialarını reddetmiş; zincirleme suçta aleyhe temyiz olmadığından ceza artırımındaki eksikliği eleştirmiştir.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine dair ilk derece mahkemesi kararını onayan bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararını hukuka uygun bularak, sanık müdafiinin eksik inceleme, haksız tahrik hükümleri ve suçun vasfına ilişkin temyiz itirazlarını reddetmiştir. Kararda, zincirleme suçtan ceza artırımına ilişkin bir eleştiriye yer verilmişse de, sanık aleyhine temyiz olmaması sebebiyle bozma nedeni yapılmamış ve hüküm oy birliğiyle onanmıştır.
4. Ceza Dairesi         2024/354 E.  ,  2026/3622 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2306 E., 2023/3273 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediğine, sanık lehine deliller toplanmadan eksik inceleme sonucu karar verildiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, şikayetçiler görev sınırlarını aştığından 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinin uygulanmasının yerinde olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık savunması, katılanların ve mağdurların beyanları, olay tutanakları ile tüm dosya kapsamından; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan şartların somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Zincirleme suç uyarınca yapılan artırım sırasında mağdur sayısı göz önüne alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanırken artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılamayacağı anlaşılmakla, yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.02.2026 tarihinde karar verildi.