Yargıtay 3. Ceza Dairesinin silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetini onama kararında, ByLock ve tanık delillerinin yetersizliği gerekçesiyle sunulan muhalefet şerhi.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun reddini incelemiş, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olduğunu, delillerin hukuka uygun elde edildiğini ve vicdani kanaatin tutarlı verilere dayandırıldığını belirterek hükmün onanmasına karar vermiştir; ancak muhalif üye, sanığa isnat edilen eylemlerin örgütün operasyonel faaliyetlerinden öncesine ait olması, ByLock tespit ve içerik değerlendirmesi yapılamaması nedeniyle, sanığın örgüt içindeki konumunun belirlenmesi için ayrıntılı ByLock raporu, ilgili kişilerin tanık olarak dinlenmesi ve UYAP kayıtları gibi ek araştırmalar yapılmadığı takdirde hükmün bozulması gerektiğini savunmuştur.
3. Ceza Dairesi         2022/25629 E.  ,  2025/26233 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/718 E., 2021/155 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/75 E., 2019/87 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdanî kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanunî bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz talebinin esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
M U H A L E F E T Ş E R H İ
SEGBİS yardamıyla dinlenilen gizli tanık ve talimat yoluyla dinlenilen tanık beyanlarına göre, sanığa isnat edilen eylemlerin, örgütün operasyonel eylemlerinden öncesine ilişkin olduğu;
Sanığın kullandığı kabul edilen, örgütsel haberleşme programı ByLock tespit değerlendirme ve içerik tespitinin de yapılamadığı gözetilerek, sanığın varsa, örgütün operasyonel eylemlerinden sonrasına ilişkin örgütsel faaliyetlerinin ve örgüt içerisindeki konumunun tespiti bakımından, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih ve 2015/3 E., 2017/3 K. sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarih ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatıyla bu ağa dâhil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti hâlinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanık hakkında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden istenerek getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığıyla ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve varsa, dosyalarının celp edilip incelenmesi ile bizzat veya SEGBİS marifetiyle tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmelerinin sağlanması; yine UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesi, gerekirse ilgili şahısların da tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ve tüm delillerle birlikte sanık ve müdafiine okunarak 5271 sayılı CMK m. 217 uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinden bahisle hükmün bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum.