Yargıtay 3. Ceza Dairesi, FETÖ/PDY üyeliğinden verilen mahkumiyet kararını, sanığın eylemlerinin organik bağ kuracak çeşitlilik ve süreklilik göstermemesi nedeniyle bozdu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararını bozarak sanığın beraatine hükmetmiştir; zira örgüt üyeliği için aranan organik bağ, eylemlerde çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik gibi unsurların somut olayda gerçekleşmediği, sanığın üniversite öğrencisiyken örgüte ait yurt ve evlerde kalması ile 17-25 Aralık öncesi sohbet toplantılarına katılmasının, örgütsel hiyerarşik yapıya girişi ve organik ilişkiyi gösterir nitelikte olmadığı, bu eylemlerin sempati düzeyinde kaldığı ve sanığın örgütün nihai amacını bildiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin beraat kararının kaldırılmasını ve mahkumiyet hükmü kurulmasını hatalı bulmuştur.
3. Ceza Dairesi         2022/22910 E.  ,  2025/25945 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/434 E., 2020/756 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/311 E., 2019/21 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM :CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat hükmü kaldırılarak, TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında,
Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri ve tanık beyanları nazara alındığında; suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullandığı veya örgütsel iletişim ağına dahil olduğu saptanamayan, üniversitede öğrenci iken barınma amaçlı örgüte ait yurtta ve evde kalması ve 17-25 Aralık sürecinden önce içeriği belli olmayan sohbet toplantılarına katılması dışında hakkında delil bulunmayan sanığın bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemleri hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediğinden, eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde oy çokluğu ile üye ... ve ...''ın karşı oyları ile karar verildi.
KARŞI OY
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda sanık ...'in atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine sayın çoğunluğun sanığın eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesine yönelik bozma yönünde oluşan görüşüne katılmıyoruz.
Sayın daire çoğunluğu ile aramızdaki görüş ayrılığı sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri ile tanık anlatımlarının sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Sanık ... hakkında ilk derece mahkemesi tarafından "... 17-25 Aralık sürecinden önce örgütün düzenlediği dini içerikli sohbet toplantılarına katılmak, üniversitede öğrenci iken barınma amaçlı örgüte ait yurtta ve evde kalmak, örgüte müzahir internet sitelerine erişim sağlamak şeklindeki eylemlerinin sempati ve iltisak boyutunu aşan örgütsel faaliyetler olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan fakat örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde her türlü şüpheden arındırılmış, kesin ve tam vicdani kanaat getirir yeterli delil bulunmadığı" gerekçesine dayanılarak ve oy çokluğu ile beraatına karar verilmiş ise de; bölge adliye mahkemesi tarafından hükmün kaldırılarak silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Tanık ... aşamalardaki beyanlarında özetle; Üniversite yıllarında örgüt evlerinde kaldığını, örgüt içerisinde üç yıl boyunca "MER" diye kodlanan "Milli Eğitim Rehberliği" biriminde görev aldığını, sonrasında akademisyenlerden sorumlu olan ... .... ..... Üniversitesindeki araştırma görevlileri ile genç öğretim görevlileri sorumluluğu görevini 2010 yılında kendisine devrettiğini ve sanık ... ile tanıştırdığını, bu görevinin 2014 yılı Nisan ayına kadar sürdürdüğünü, sonrasında örgüt içerisinde daire müdürlerinden sorumluluk görevini yürüttüğünü,
Araştırma görevlilerinden sorumlu iken ...'in de sohbet grubunda olduğunu, sanığın mütevelli olduğunu, haftada bir kez düzenlenen sohbetlerde risale okunup herkülnameden bölümler izlenirdi, özel olarak tutulan evlerde bu sohbetlerin uzunca bir süre devam ettikten sonra 17/25 Aralık sürecinden sonra katılımın azaldığını ancak, mütevelli olan kişilerle yani sanığın da dahil olduğu grupla sohbetleri yapmaya devam ettiklerini yalnız sohbet sayısının azaldığını ve 2-3 haftada bir yapılmaya başlandığını, örgüt içerisinde Gaziantep'e bağlı olduğunu, ayda bir kez oraya gidip toplantılara katıldığını, Gaziantepteki bağlı olduğu kişilerin sohbet sayısını artırmasını istediklerini, 2014 yılı Nisan-Mayıs aylarında görevi bırakacağını söyleyince Gaziantep'in bilgisi dahilinde ... isimli kişiye görevini mütevellilerin isimlerini de söyleyerek devrettiğini söylemiş,
Tanık ... ise aşama beyanlarında özetle; 2006-2007 yıllarında ... Üniversitesinde öğrenci iken örgüt evinde kaldığını, düzenli sohbetler yapıldığını, sohbet veren kişinin adını hatırlamadığını ancak sanığın da ara ara sohbet verdiğini, ayrıca 3 evden sorumlu kişi olduğunu söylemiştir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; üniversite öğrenimi sırasında örgüt evinde kalan, "sohbet abisi"nin bulunmadığı zamanlarda evde kalan kişilere örgütsel içerikli sohbetler veren ve kendi kaldığı evin dışında iki örgüt evinden de sorumlu olan sanığın, ... Üniversitesinde akademisyen olarak işe başladıktan sonra da örgütle bağını koparmayarak, akademisyenlerden sorumlu örgüt mensubu tarafından düzenlenen görünüşte "sohbet" adı verilen ancak içeriği itibariyle örgütsel eğitim ve bilinçlendirme toplantılarına uzun yıllar boyunca katıldığı, sadece "sohbete katılan" statüsünde olmayıp aynı zamanda "mütevelli" sınıfından olduğu, zira sohbete katılanların bir kısımının 17/25 Aralık sürecinden etkilenerek sohbetlere katılmamalarına rağmen sanığın mütevelli sıfatıyla bu tarihten sonra da örgütsel faaliyetlerini sürdürdüğü, bu suretle sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerde bulunduğu sabit olduğundan üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan bölge adliye mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararının yerinde olduğu düşünce ve kanaati ile sayın çoğunluğun sanığın beraatına ilişkin bozma yönündeki kararına iştirak etmiyoruz.