Bölge Adliye Mahkemesi, otoyolda meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan maddi zararın haksız fiil sorumluluğu kapsamında tazmini için yerel mahkeme kararının istinaf incelemesini değerlendiriyor.
Özet: Davacının, davalı şirketin sorumluluğundaki otoyolda gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle meydana gelen trafik kazasında aracında ve emtiasında oluşan zararların tazmini talebiyle açtığı haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasında, yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüyle davalıdan 48.828 TL maddi zararın faiziyle tahsiline karar vermesi üzerine, davalının sorumluluk alanı, kusur ve bilirkişi raporuyla ilgili itirazlarla istinaf kanun yoluna başvurusu incelenmektedir.

T.C. .... BAM ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../... - .../....
T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .... HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : .../....KARAR NO : ..../....BAŞKAN : .............ÜYE : ..........ÜYE : ........KATİP : .......... İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : .../...KARAR NO : .../...KARAR TARİHİ : ..........İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : ...........DAVACI : ............VEKİLİ : Av. ..........DAVALI : ........... VEKİLİ : Av. ........DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)B.A.M. KARAR TARİHİ : ............KARAR YAZIM TARİHİ : ...........Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;17/04/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıya ait ............plakalı aracındaki fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL hasar bedelinin, 100 TL araç mahrumiyeti zararının, 100 TL yüke gelen zararın 17/04/2021 tarihinden itibaren reeskont avanıs faizi ile birlikte davalıdan tazmini, 500 TL ekspertiz gideri ve 1843 TL mahkeme delil tespiti masrafının da yargılama giderlerine ilave edilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 20/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile araç hasarına ilişkin 52.516 TL ve emtia hasar tutarı olan 12.588,79 TL olmak üzere toplam 65.104,79 TL'nin rapora göre davalının %75 kusuruna tekabül eden 48.828 TL'ye artırmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın davalı şirketin sorumluluk alanı dışında meydana gelmesi sebebiyle, öncelikle davanın husumet sebebiyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile 48.828,00 TL maddi zararın kaza tarihi olan 17/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; kazanın meydana geldiği yerin müvekkilinin sorumluluk alanı dışında olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğinden olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya uygun olmadığını ve yetersiz olduğunu, tespit raporu ve sigorta eksperi tarafından belirlenen hasar miktarının fahiş olduğunu, hasarın tespitine ilişkin değişik iş dosyasında alınan rapor ile yargılama sırasında alınan rapor ve sigorta eksperi tarafından tanzim edilen raporda üç farklı miktar hesaplandığını bu husustaki çelişkinin giderilmeden karar verildiğini, davanın zararın belirlenebilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kısmi dava olarak nitelendirilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, haksız fiil niteliğinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi tazminat isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı vekili müvekkiline ait aracın, davalı şirketin bakım ve sorumluluğunda bulunan otoyolda yolun gerekli uyarıcılarla ve önlemler alarak kapatılmaması nedeniyle trafiğe kapalı alanda meydana gelen kaza nedeniyle araçta meydana gelen zararın davalıdan tahsili istemi ile dava açmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde, ''Erişme kontrollü karayolu (otoyol): özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı yaya, hayvan ve motorsuz taşıtların giremediği, ancak izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur.'' şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun Karayolları Genel Müdürlüğünün Görev Yetkileri başlıklı 7/1-a bendine göre; ''Kara Yolları Genel Müdürlüğü'nün yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmakla'' yükümlü olduğu belirlenmiştir.Trafik kazası nedeniyle kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 2918 sayılı KTK 13.maddesinde trafik güvenliğini ilgilendiren konularda alınacak önlemlerin alınmamasından kaynaklanan sorumluluk gereğince sorumlu olan idare veya şirketten istemde bulunabilir. 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin tacir olması ve her ikisinin de ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin taraflarının ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer Kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.6102 sayılı TTK'nun 19/2. Fıkrası gereğince; taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5. Maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri aralarındaki ilişki artık iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisi haline dönüşmüştür. Göreve ilişkin düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olduğundan her aşamada re'sen gözetilmelidir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklandığı iddia edilmekte olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamakta olup bu durumda her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması halinde uyuşmazlığın ticaret mahkemesinin görev alanında kaldığı kabul edilmelidir. Davacı gerçek kişi olup davacıya ait aracın trafik kaydında kamyon olduğu görülmekte ise de davacının tacir olduğuna ilişkin davacı vekilinin beyanı dışında dosyaya yansıyan herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Davanın taraflarından davacı gerçek kişi, davalı ise ticaret şirketi olup tacirdir. Görev hususu re'sen araştırılması gerektiğinden mahkemece davacının tacir olup olmadığının Ticaret Sicil Müdürlüğünden sorulması, davacının kayıtlı olduğu Vergi Dairesinden davacının hangi usulde defter tutmakla yükümlü olduğu ve yıllık gayrısafi geliri araştırılarak davacının tacir olması olduğunun anlaşılması uyuşmazlığın ticaret mahkemesinin görev alanında kaldığının kabulü ile tacir olmadığının anlaşılması halinde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek davanın görev dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davaya ticaret mahkemesi olarak bakılması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf isteminin kamu düzeni bakımından kabulü gerekmiştir. Kabule göre de; Davacı vekilinin dava dilekçesinde aracı tamir ettirdiğini beyan etmesi ve bilirkişi tarafından hasar bedelinin KDV dahil olmak üzere hesap edilmesine rağmen dosyada onarım faturasının bulunmadığı ve mahkeme tarafından bu hususta faturayı ibraz etmek için davacı tarafa süre verilmediği anlaşılmakla KDV tutarının ancak aracın tamirini yapılmış ve fatura tutarının ödenmiş olması halinde talep edilebilir olduğu dikkate alındığında davacı tarafa onarım faturasını ibrazı için süre verilmesi ile süresinde ibraz edilmesi halinde bilirkişiden ek rapor alınarak faturanın kaza ve piyasa rayici ile uyumlu olup olmadığı hususunda rapor alınarak uyumlu olduğunun tespit edilmesi halinde faturadaki KDV li tutara, faturanın ibraz edilmemesi halinde ise KDV dahil olmaksızın tespit edilecek miktara hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile KDV li tutara hükmedilmesi doğru olmamıştır.6100 sayılı HMK 355 maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece görev kurallarına aykırı olacak şekilde karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile ... ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ tarih, ..../....-.../.... sayılı kararının KALDIRILMASINA,Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,2- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,3- Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 24/10/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ......Başkan........ ......Üye................Üye...... ...........Katip...............