Zorunlu trafik sigortası kapsamında, trafik kazasında yaralanan yolcunun tazminat talebinde, sürekli iş göremezlik oranının yetkili sağlık kurulu raporuyla tespiti ve hesaplama yöntemlerinin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında yolcu olarak yaralanması sonucu uğradığı sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle 443.625,02 TL tazminat talebinde bulunmuş, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetlerince talebi vekalet ücreti dışındaki kısımda kabul edilerek hükmedilmiştir; davalı vekilinin temyiz başvurusunda, maluliyet raporunun hatalı olduğu, hesaplama yöntemleri, hatır taşıması ve emniyet kemeri kusuru indirimleri gibi gerekçeler ileri sürülmüş olup, temyiz incelemesi yapan kurum genel olarak itirazları reddederken, sürekli iş göremezlik oranının kaza tarihindeki mevzuata uygun, yetkili sağlık kuruluşlarının uzman heyetince belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/497 D.İş. - 2023/497 K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : 2023/İHK- 35812SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI : K-2023/202182İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.07.2021 tarihinde davacının yolcu olduğu davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini toplam 443.625,02 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; eksik ve geçersiz evrakla başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hakem tarafından sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, geçici taleplerden davalının sorumlu olmadığını, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin esas alınması gerektiğini, geçici bakıcı gideri tazminatının hesabında net asgari ücretin uygulanması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, emniyet kemerinden kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz talebinin yersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faize hükmedilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 04.05.2023 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, buna göre davacıda %32 oranında sürekli maluliyet olduğu, kusur raporu alındığı, buna göre davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, başvurunun kabulüne, toplam 443.625,02 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı lehine hükmedilen nisbi vekalet ücretinin hatalı olduğu, diğer yönlerden kararın isabetli olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik ve geçersiz evrakla başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hakem tarafından bilirkişi incelemesi yapılarak sağlık raporu alınması talep edilmesine rağmen itirazın dikkate alınmadığını, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin esas alınması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, emniyet kemerinden kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, taraflar arasında uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının yolcu olduğu davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hesaplama yönteminin yerinde olmasına, emniyet kemerinden kaynaklanan müterafik kusurun ispat edilememiş olmasına, davacı tarafından hakem başvurusundan evvel davalı şirkete başvurulmuş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;a.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.Somut olayda hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 04.05.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası omurgasında kırık, kolunda kırık, pelvis kemiğinde kırık ve yara izi niteliğinde skar olduğu, meydana gelen iş bu yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %32 olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır.Maluliyet raporunda her ne kadar olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulandığı bilgisi yer alsa da, raporun davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofiksikatrisler niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin Yönetmelikte belirtilen oranını kaplayıp kaplamadığı gibi hususlara dikkat edilerek düzenlenmediği, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığı sabittir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler ile davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, davacı bizzat muayene edilmek suretiyle ve ayrıca kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde yerleşim yerine en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından içinde estetik ve plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu bir heyetten yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87/1. maddesinin yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada yalnızca ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuş ve bu konudaki soruşturma evraklarına dayanılmış olup İtiraz Hakem Heyeti tarafından iş bu konuda yeterli inceleme ve araştırma yapılmamış, hatır taşıması olduğu hususunun ispat edilemediğinden itirazın reddine karar verilmiştir. Şu halde, kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacının yolcu olduğu sigortalı araç sürücüsünden şikayetçi olmadığına dair beyanı dışında ifadelere ilişkin bilgi ve belgelerin de dosyaya kazandırılarak davacının sigortalı araçta bir menfaat karşılığı başka bir deyişle hatır için taşınıp taşınmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.