Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) kapsamında sigorta başlangıç tarihinin tespiti davasında, hak düşürücü süre gerekçesiyle verilen ret kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacının, fiili çalışma başlangıç tarihi olan 01.08.1999un sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti ve sigorta kaydının geç bildirilmesi nedeniyle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) kanunundan faydalanamadığı iddiasıyla açtığı hizmet tespiti davasında, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davanın hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren başlayan 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Yargıtay ise bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/2936 E.  ,  2026/857 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/533 E., 2024/2137 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/129 E., 2023/243 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılar bünyesindeki tekstil atölyesinde "..." olarak 01.08.1999 tarihinden 15.08.2001 tarihine kadar asgari ücertle aralıksız olarak çalıştığını, çalıştığı iş yerinin ... Cad. No: . .../İstanbul adresinde bulunduğunu, müvekkilinin sigorta kaydının 28.10.1999 tarihinden başlatıldığını ancak fiili çalışmasının 01.08.1999 tarihinde başladığını, müvekkilinin sigorta kaydının ... Tekstil ... Şti. adına yapıldığını ancak çalıştığı iş yerinin adının ... Tekstil... Şti. olduğunu, müvekkilinin her iki şirkete bağlı olarak çalıştığını, müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin geç bildirilmesinden dolayı EYT Kanunu'ndan faydalanamadığını, bu nedenle müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin gerçek çalıştığı tarih olan 01.08.1999 olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Feri Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kuruma başvuru şartını yerine getirmediğini, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan ve hak düşürücü süre bakımından reddinin gerektiğini, Yargıtay içtihatlarından bu tür hizmet tespiti davalarının çalışmanın geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içerisinde açılması gerektiğini, müvekkil Kurumun davada feri müdahil olarak yer alması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacının çalışma tarihinin sigortaya doğru olarak bildirildiğini, müvekkil şirketlerin ayrı tüzel kişiliklere sahip olduklarını, davacının EYT Kanunu'ndan yararlanmak için kötü niyetle huzurdaki davayı açtığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerin tetkikinde; davacının 28.10.1999-15.08.2001 tarihleri arasında ... sicil numaralı ...San. ve .... Ltd. Şti. isimli iş yerinden bildiriminin yapıldığı, davacının talebinin 01.08.1999 tarihinden itibaren çalıştığının tespiti olup, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı anlaşılmakla Mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalılar nezdinde çalışması olduğunu, sigorta kaydının geç başlatıldığını, blok çalışma söz konusu olup davanın hak düşürücü süre içinde açıldığını belirterek bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.