İş sözleşmesinin haksız feshi, sendikal tazminat, toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacaklar, fazla çalışma, ulusal bayram, genel tatil ücreti ve yıllık izin alacaklarının ispatı ile zamanaşımı uyuşmazlığı.
Özet: Bu iş hukuku uyuşmazlığı, davacının iş sözleşmesinin haksız ve sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem, ihbar, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ücreti ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsilini talep etmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı işveren, zamanaşımı, toplu iş sözleşmesinin geçersizliği, davacının bu sözleşmeden yararlanamayacağı ve alacakların eksiksiz ödendiği savunmasını yapmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise ikramiye alacağında hesaplama hatası yaparak kararı düzeltmiştir. Yargıtayın önüne gelen temyiz başvurusunda, arabuluculuk şartı, toplu iş sözleşmesinin uygulanabilirliği, alacakların hesabı, yapılan ödemeler, giydirilmiş brüt ücret tespiti, ulusal bayram genel tatil ücreti ile yıllık izin alacağı ispat ve hesabı ile zamanaşımı konuları yeniden değerlendirilecektir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/14 E., 2025/1990 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. İş MahkemesiSAYISI : 2020/336 E., 2023/684 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 10.04.2015-08.01.2020 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmaksızın sendikal nedenlerle feshedildiğini, davacının sendika üyesi olup işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacaklarının ödenmediğini, fazla çalışmaları ile ulusal bayram ve tatil günlerinde yaptığı çalışmaların karşılıklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, çocuk yardımı, evlenme yardımı, gıda yardımı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ikramiye, bayram harçlığı, sendikal tazminat ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca feshedildiğini, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağını, 2019-2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin geçersiz olduğunu, hükümsüzlüğün tespiti için dava açtıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İzmir 18. İş Mahkemesi 2023/33 Esas, 2023/77 Karar (eski esas 2021/167) sayılı kararının incelenmesinde; davacının ..., davalının ... Sendikası ... ve ... Sendikası olduğu, davanın 01.01.2019-31.12.2021 tarihleri arası dönemi kapsayan işletme toplu iş sözleşmesinin hükümsüz sayılması, bunun mümkün olmaması hâlinde kanuni düzenlemelere aykırı maddelerin iptaline karar verilmesi talepli tespit davası olduğu, yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 06.04.2023 tarihli ve 2023/6422 Esas, 2023/5109 Karar sayılı kararıyla onanmasına karar verilerek kesinleştiği, bu nedenle sendika üyesi olan davacı için de bahse konu toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği, hükme esas alınan raporda bu hususlar dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın davalı tarafça feshedildiği, davacıya fesih bildiriminde bulunulmadığı, davalı işyerinde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasından kaynaklı uyuşmazlık bulunduğu, salt bu sebeple sendikal tazminatın hüküm altına alınmayacağı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının puantaj kayıtlarına göre hesaplandığı, davacının ücretinin ve hüküm altına alınan alacakların toplu iş sözleşmesine uygun olarak hesaplandığı ancak ikramiye alacağı yönünden 6.197,15 TL hüküm altına alınması gerekirken İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde de belirtildiği üzere sehven 13.107,95 TL'nin hüküm altına alınmasının hatalı olduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının alacaklarının eksiksiz ödendiğini, 2. Davacının asgari ücret ile çalıştığını, bu nedenle hesaplamalara esas alınan ücretin fazla olduğunu, 3. Davacının 2019-2021 yıllarını kapsar toplu iş sözleşmesine göre yapılan hesabın hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,4. Yıllık ücretli izin alacağının hatalı hesaplandığını,5. Yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını,6. Giydirilmiş brüt ücretin hatalı hesaplandığını,7. Alacakların zamanaşımına uğradığını, 8. Ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu, 9. Dava konusu alacakların arabuluculuk sürecinde tartışılmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartı, davacının 2019-2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yararlanamayacağı ile buna bağlı olarak toplu iş sözleşmesine dayalı alacakların hesaplanması, davalı tarafça yapılan ödemelerin dikkate alınıp alınmadığı, giydirilmiş brüt ücretin tespiti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesabı ile zamanaşımı hususlarındadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.