Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında taşınmaz niteliği, objektif değer artışı ve Anayasa Mahkemesi kararı ışığında faiz oranı ihtilafları üzerine Yargıtay incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında, istinaf incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını düzelterek yeniden hüküm kurmuş; taşınmazın kamulaştırma bedelinin net gelir yöntemiyle tespitini, kapitalizasyon faiz oranını ve objektif değer artış oranını uygun bularak davanın kabulüne karar verilmiş, ancak Anayasa Mahkemesinin ilgili kararı gereği kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesi ve davalıların istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili yönünde değişiklik yapılarak hüküm tesis edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/14041 E.  ,  2025/17739 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1527 Esas, 2025/1421 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/240 Esas, 2024/338 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine, yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinc istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. (..) köyü 4932 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalılar ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurma harcının ve istinaf avansının iadesi ya da taraflarına ödenmesine dair hükümde yer verilmemesinin kaldırma sebebi olduğunu, objektif değer artışının düşük belirlendiğini, taşınmazın kuru olarak kabulünün hatalı olduğunu, faiz hükmünün dava tarihinden itibaren bankalarca uygulanacak en yüksek yasal faiz olması ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın kuru arazi kabul edildiğini oda taşınmaz içinden köy kooperatifine ait sulama boruları geçmesi nedeniyle bu borulara ilave yapılarak taşınmazın sulanabildiğini, muhtarın kesifte hazır bulunup dinlenmediğini, objektif değer artışının en az %300 , kapitilizasyon faizinin ise %3 kabul edilmemesinin, yörede yaygın olarak gül ve lavanta yetiştiği halde düşük gelirli ürünlerin münavebeye alınarak taşınmaz bedelinin düşük belirlendiğini, 2015 yılında emsallerine 50TL değer biçilen taşınmaza 2023 yılında çok daha düşük bedel belirlenmesinin, dava tarihinden itibaren başlanarak uygulanan en yüksek faize hükmolunması gerekirken enflasyon oranı çok altında faize hükmolunmasını doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemi ile kamulaştırma bedelinin tespitinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, kapitalizasyon faiz oranı %5, objektif değer artışının %80 uygulanmasının yerinde olduğu, ancak 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesinleşmeyen işlemlerde derhal uygulanacağından, kamulaştırma bedeline, dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faizin” uygulanması gerektiği ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) yargılama giderleri başlıklı 323 üncü maddesinde başvurma, karar ve ilam harçları yargılama giderleri olarak sayılması nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf yargı yoluna başvuru harcının davacıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;hükmedilen kamulaştırma bedeline yürütülecek faiz, faiz tarihi, faiz türünün hukuka aykırı şekilde belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... Organize Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4.Dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak objektif değer artışının daha yüksek belirlenmesi gerektiği hâlde taşınmazın gerçek bedeline ulaşılmasına engel olacak şekilde objektif değer artış oranı uygulanması yerinde görülmemiştir.
5. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, tespit edilen kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
6. Bununla birlikte kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetli değil ise de davacı idare tarafından İlk Derece Mahkemesinin kararı istinaf edilmediğinden faiz başlangıç tarihi yönünden bozma yapılmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.