Yedi. Ceza Dairesi, kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet suçunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bozulması sonrası olağanüstü zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verdi.
Özet: Kaçakçılık suçundan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararının sanık tarafından kamu zararını ödememesi nedeniyle açıklanmasının ardından yapılan temyiz incelemesinde, suç tarihi olan 23.02.2010dan itibaren HAGB sürecindeki zamanaşımının durduğu dönemler de hesaba katıldığında, 5237 sayılı Kanunun öngördüğü 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılarak, hükmün bozulmasına ve yeniden yargılamaya gerek kalmaksızın sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, kaçak eşyanın ise müsaderesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/364 E., 2021/611 K.SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin ve sanığın hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık hakkında 22.09.2011 tarihinde kamu zararını taksitler halinde ödemesi koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 18.10.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığa yapılan ihtara karşın sanığın 30 günlük sürenin bitim tarihi olan 27.04.2014 tarihine kadar ödemesi gereken ilk taksidi ödemediği, bu nedenle açıklanması geri bırakılan hükmün 17.03.2015 tarihinde açıklandığı anlaşılmakla, 18.10.20 11... .04.2014 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 23.02.2010 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.Açıklanan nedenlerle suçtan zarar gören vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 11.12.2025 tarihinde karar verildi.