Tanınmış marka sahibinin YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebiyle açtığı davada, iltibasa neden olacak benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle verilen kararın temyiz itirazlarının reddedilerek onanması.
Özet: Tanınmış marka sahibinin, "..." ibareli başka bir marka başvurusunun kendi markalarıyla iltibasa neden olacağı iddiasıyla yaptığı itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YIDK) tarafından reddedilmesi üzerine açtığı iptal ve hükümsüzlük davasında, başvuruya konu markanın asli unsurunun metin ve şekil kombinasyonu olması ve ortalama tüketicileri yanıltacak derecede görsel, sesçil veya anlamsal bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekilinin temyiz itirazları üst mahkeme tarafından reddedilerek kesinleşmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/5648 E.  ,  2026/774 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/316 Esas, 2025/616 Karar
HÜKÜM : Ret
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "... ... Salonu" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, tescil edilmek istenen 43. sınıf hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından bir olarak algılanacağını, dava konusu başvurunun kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının 43. sınıf hizmetler yönünden iptali ile dava konusu markanın anılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, taraf markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya süresinde cevap vermemiş, davalı vekili yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, dava konusu başvurunun asli unsurunun ''...+şekil'' olduğu, buna göre davacının itirazına mesnet markaları ve dava konusu başvuru arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi anlamında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
05.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.