Bitümlü sıcak karışım satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, davalı taşeron şirkete yol yapım işi kapsamında sattığı bitümlü sıcak karışım bedellerinin tahsil edilemeyen kısmını alabilmek amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur; davalı ise davanın zamanaşımı, icra takibi dosyasının işlemden kaldırılması, kısmi dava usulüne aykırılık, iddia edilen mal miktarının teslim edilmediği, mevcut borcun ödendiği ve temerrüde düşülmediği gerekçeleriyle davanın reddini savunmuştur.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1280 Esas, 2025/544 KararHÜKÜM : Davanın kısmen kabulüneİLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)SAYISI : 2022/344 E., 2022/337 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Karayolları 9. Bölge Müdürlüğünce ihale edilen "......11. Bölge Hududu Devlet Yolu Km: 13+000-20+000 Arası Toprak Tesviye, Sanat Yapıları, Bitümlü Temel, Binder ve Aşınma Tabakası Yapılması Yapım ve Onarım İkmal İşi" ihalesininin yüklenicisi olan dava dışı iş ortaklığının taşeronu olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında bu iş kapsamında bitümlü sıcak karışım alım satımı konusunda anlaşma yapıldığını, davalı şirketin bitümlü karışım alımı için 21.08.2013 tarihinde 400.000,00 TL, 04.09.2013 tarihinde 250.000,00 TL, 11.09.2013 tarihinde 500.000,00 TL kapora verdiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 2.796.505,60 TL değerinde 28.000 ton bitümlü sicak karışım teslim edildiğini ve bunun için davalı şirkete 10.10.2013 tarihinde 2.796.505,60 TL bedelli fatura kesildiğini, davalı şirket tarafından faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, herhangi bir vade öngörülmemiş olduğundan borçlu şirketin 10.11.2013 tarihinde temerrüde düştüğünü, davalı şirket tarafından 31.01.2014 tarihinde 400.000,00 TL, 31.03.2014 tarihinde 170.000,00 TL şeklinde kısmi ödemeler yapıldığını, devam eden süreçte müvekkili şirket tarafından 369.036,15 TL değerinde 3.381 ton bitümlü sıcak karışım teslim edildiğini ve bunun için de 15.06.2014 tarihinde 369.036,15 TL bedelli fatura kesildiğini, davalı şirket tarafından faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, 15.07.2014 tarihinde temerrüde düştüğünü, müvekkili şirkete davalı şirket tarafından 23.06.2014 tarihinde 200.000,00 TL ödeme yapıldığını, dava konusu malların teslim edildiğini, davalı şirket tarafından bir kısım ödemelerin yapıldığını ve 23.06.2014 tarihinden bu yana müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığından davalı hakkında ... 9. İcra Müdürlüğünün 2018/72871 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, davalı şirketin yapmış olduğu itirazın taraflarına tebliğ edilmediğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal 1 yıllık dava açma süresi geçtikten sonra 03.02.2020 tarihinde açtığını ve davanın süre açısından reddi gerektiğini, icra dosyasında son yapılan işlemin 08.11.2018 tarihli itiraz üzerine verilen takibin durdurulması kararı olduğunu, anılan bu tarihten sonra icra dosyasında hiçbir işlemin yapılmadığını, 1 yılı aşkın süreyle icra dosyasında işlem yapılmaması nedeniyle takip dosyasının işlemden kaldırıldığını ve işlemden kaldırılan takip dosyası esas alınarak itirazın iptali davası açılamayacağını, dava değerinin icra dosyasındaki takip toplamından farklı olarak, 2.400.000,00 TL olarak gösterildiğini, davanın kısmi dava olarak açıldığını, itirazın iptali davasında dava değerinin itiraza uğrayan takip tutarı olduğunu, davacının takip tutarının altındaki bir meblağ için dava açması mümkün ise de, bu talebini bölerek kısmi dava açmasına hukuken olanak bulunmadığını, davacının icra inkar tazminatı isteminin haksız olduğunu, esasa ilişkin olarak her ne kadar müvekkiline 31.381 kg bitümlü sıcak karışım teslim edildiği iddia edilmiş ve bu miktar üzerinden fatura düzenlenmiş ise de, müvekkiline bu miktarda bir mal teslimi yapılmadığını, müvekkilince davacıdan satın alınan ve teslim edilen mal bedelinin ödendiğini, davacının aldığını beyan ettiği ödeme tutarının 1.920.000,00 TL olduğunu, ancak davacı tarafın kendisine bu amaçla yapılmış 600.000,00 TL'lik ödemeden ise hiç bahsetmediğini, müvekkilinin davacıdan satın alarak kullandığı malın bir kısım bedelinin işin asıl yüklenicisi olan iş ortaklığı tarafından ödenerek müvekkilinin hakedişinden kesildiğini, müvekkiline herhangi bir ihtar yapılmadığından müvekkilinin temerrüde düşmediğini ve takipte talep edilen işlemiş faiz tutarının da haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında ticari satış sözleşmesinden kaynaklanan ilişki bulunduğu, fatura alacağından kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2018/72871 E. sayılı dosyası üzerinden 1.358.887,57 TL asıl alacak, 1.100.012,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.458.899,65 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı hususunda bir uyuşmazlık mevcut olmayıp, uyuşmazlık, davaya ve dolayısıyla faturaya konu miktardaki malların teslim edilip edilmediği ve bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, faturaya konu edilen miktarda malın müvekkil şirkete tesliminin söz konusu olmadığı, dava dilekçesinde belirtilen diğer belgelerin de tek taraflı olduğunun savunulmuş olmasına göre, davacı-satıcı taraf kural olarak akdi ilişkinin varlığını ve malın teslim edildiğini, davalı-alıcı taraf ise bedelin ödendiğini kanıtlama mükellefiyeti altında olduğu, davacı tarafından tanzim edilen faturaların tamamının davalı ticari defterlerine kaydedildiği teslim alınan faturalara ilişkin olarak süresi içinde ayıp ve/veya eksik ifa, faturaların gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği yönünde bir ihtar ya da bildirimde bulunulduğuna dair bir iddia ileri sürülmediği gibi bu yönde bir delilin de dosya içerisine sunulmadığı, davalı tarafından söz konusu faturaların ticari defterlerine kaydedilmiş olması sebebiyle faturaya konu ürünlerin davalı tarafından eksiksiz teslim alındığı, bu kabulden hareketle; her ne kadar davalı ticari defterlerinde davacıya 10.10.2013 tarihinde 600.000,00 TL'lik ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de söz konusu ödemenin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, yapılan ödemeye ilişkin davalı tarafından mahkemeye herhangi bir belgenin sunulmadığı anlaşılmakla söz konusu kayda itibar edilemeyeceği, ayrıca davacı ticari defterlerinde 170.000,00 TL'lik tahsilat kaydı bulunduğu anlaşılmakla söz konusu hususun davalı ticari defterlerinde bulunmasa dahi lehine delil teşkil edeceği bu itibarla söz konusu 600.000,00 TL ve 170.000,00 TL'lik ödemeler değerlendirildiğinde taraf ticari defterlerinde davacının 1.245.541,75 TL alacaklı olduğu yönünde örtüştüğü, her ne kadar icra takibi 1.358.887,57 TL asıl alacak üzerinden başlatılmış ise de yukarıda yapılan tespit uyarınca davacının 1.245.541,75 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından icra takibinde faiz talep edilmiş ise de davalının icra takinden evvel usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediği ve faturaya dayalı alacağı likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının ... 9. İcra Dairesi'nin 2018/72871 E. sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 1.245.541,75 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak tutarı olan 1.245.541,75 TL'nin %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacının ileri sürdüğü miktarda mal almadığını ileri sürmüş ise de, alınan bilirkişi heyet raporundan davacı şirket tarafından düzenlenen iki adet faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşılması karşısında davacı şirketin davalıya fatura konusu miktar ve tutarda mal teslim ettiğini ispat ettiği ve ödeme konusunda ispat yükünün davalı şirket üzerinde olduğu, ödeme konusunda ispat yükü üzerinde olan davalının defterlerinde kayıtlı olan 600.000,00 TL'lik ödemeye ilişkin yazılı delil sunamadığı dikkate alındığında defter kayıtlarında yer alan borca bu bedel de eklenmek sureti ile ve yine davacı kayıtlarında yer alan ödemenin davalı lehine delil sayılarak 170.000,00 TL'lik bu bedelin mahsubu ile yapılan hesaplama ile tanzim edilen bilirkişi raporu uyarınca davanın bu bedel üzerinden kısmen kabulüne ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, faturada belirtilen vade ancak alacağın muacceliyetini sağlar ise de, borçlunun temerrüdü için ihtarın şart olduğu, davacı tarafından davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat olunamadığından davacı vekilinin bu hususa değinen istinaf nedeninin yerinde görülmediği, kamudan karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin dava aleyhine sonuçlanan tarafa yüklenmesi gerekirken, Mahkemece bu konuda hiç karar verilmemiş olmasının hatalı olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf yoluna başvuru taleplerinin esastan reddine, arabuluculuk ücreti yönünden hüküm kurulmak üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davalının ... 9. İcra Müdürlüğünün 2018/72871 E. sayılı icra takip dosyasına itirazının kısmen iptaline, takibin 1.245.541,75 TL asıl alacak üzerinden ve takip talebindeki koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,1.245.541,75 TL'nin %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, arabuluculuk ücretinin kabul-ret oranında taraflardan tahsili ile hazineye gelir kaydına karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 05.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.