Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Cumhurbaşkanına hakaret suçunda matufiyet şartının yeterince açıklanıp tartışılmaması nedeniyle mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Cumhurbaşkanına hakaret suçundan mahkumiyet alan sanığın istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince reddedilmesi sonrasında yapılan temyiz incelemesinde, sanığın sözlerinin Cumhurbaşkanına yönelik olmadığını savunması ve paylaşımda başkalarının da bulunması karşısında, hakaret kabul edilen ifadelerin doğrudan Cumhurbaşkanının şahsına yöneldiğine dair (matufiyet şartı) yeterli gerekçe ve tartışma yapılmadan karar verildiği tespit edilmiştir; bu nedenle, bölge adliye mahkemesinin kararı yetersiz gerekçeyle hukuka aykırı bulunarak bozulmuş ve dava dosyasının yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/924 E., 2023/1604 K.SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, usul ve Yasaya aykırı olan kararın bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇESanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.Ancak;5237 sayılı Kanun'un 126. maddesindeki “Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.” şeklindeki düzenleme ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan incelemede; sanığın savunmalarında sözlerin Cumhurbaşkanına yönelik olmadığını ifade etmesi ve paylaşımında Cumhurbaşkanı dışında başka kişilerinde bulunması karşısında, incelemeye konu dosya kapsamında hakaret olduğu kabul edilen sözün ne şekilde Cumhurbaşkanın şahsına yönelik olduğu, dolayısıyla matufiyet şartının gerçekleştiği açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.02.2026 tarihinde karar verildi.