Yargıtay 4. Ceza Dairesi, milletvekiline yönelik görevi nedeniyle işlenen hakaret suçunda, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını hukuka uygun bularak temyiz istemini reddetti ve hükmü onadı.
Özet: Bir milletvekiline yönelik hakaret suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi sonrası, Cumhuriyet Savcısının suça konu paylaşımın katılanın mevcut görev döneminden önce yapıldığına dair temyiz itirazı üzerine incelenen dosyada; yüksek mahkeme, katılanın önceki dönemlerde de milletvekili sıfatıyla görev yapmış olması nedeniyle eylemin görevi kaynaklı olduğunu, hakaret suçunun unsurlarının oluştuğunu ve verilen hükümde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek savcının temyiz istemini oy birliğiyle esastan reddetmiş ve mahkumiyet kararını onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1679 E., 2023/2482 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : Esastan retTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİCumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanığın suça konu paylaşımının katılanın milletvekilliği görevinin başlama tarihinden önce yapıldığına, atılı eylemin TCK'nın 125/2-1-4. maddesinde düzenlenen hakaret suçunu oluşturduğuna ilişkindir. III. GEREKÇEKatılanın 27. yasama döneminden önce 21, 25, ve 26. dönemlerde de TBMM'de milletvekili sıfatı ile görev yaptığı, sanığın eylemini katılanın görevi nedeniyle gerçekleştirdiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiş, başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,Anlaşıldığından, yapılan incelemede isabetsizlik bulunmamıştır. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.02.2026 tarihinde karar verildi.