Yargıtay, hırsızlık suçu sanık müdafisinin bulunmuş eşya veya basit hırsızlık iddialarını reddederek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı onadı.
Özet: Sanık müdafinin, müvekkilinin telefonu yerde bulduğu için eylemin hırsızlık değil bulunmuş eşya üzerinde tasarruf suçu olduğunu, kabul edilse dahi basit hırsızlık veya teşebbüs aşamasında kaldığını iddia ederek yaptığı temyiz başvurusu sonucunda, Yargıtay, sanığın şikayetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan verilen ilk derece ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerini reddetmiş ve hükmün onanmasına oy birliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1110 E., 2022/2115 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafinin temyiz isteminin "Sanığın telefonu yerde bulduğu, dolayısı ile eylemin TCK’nın 160. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, suçun hırsızlık olduğu kabul edilse dahi nitelikli hallerinin bulunmadığı, bu durumda suçun TCK’nın 141/1. maddesine uyduğu, suçun teşebbüs aşamasında kalmış olması nedeniyle TCK’nın 35. maddesinin uygulanması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında şikâyetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.