Hisse devir protokolü kapsamında ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi iddiasıyla açılan itirazın iptali davasında senet ödemelerinin değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki metin, taraflar arasında 2013 tarihli bir şirket ortaklığının tasfiyesi protokolünden kaynaklanan, davacının hisse devir bedelinin bakiye kısmının davalı tarafından ödenmediği iddiasıyla başlattığı icra takibine itirazın iptali talebiyle açtığı davayı ele almaktadır; davalı, tüm ödemelerin 29 senet aracılığıyla yapıldığını savunurken, bölge adliye mahkemesi, davacının iddia ettiği ilk dört taksitten fazlası olan beşinci ve altıncı senet bedellerinin de banka kayıtlarıyla ödendiğini tespit etmiş ve davacının kalan senetler için başka yazılı delil sunmadığını belirtmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/3448 E.  ,  2026/746 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1362 Esas, 2025/236 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.02.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat...ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 18.11.2013 tarihli,...Enerji...Ltd. Şti.'nin ortaklığının giderilmesi ve tasfiyesine ilişkin protokol imzalandığını, müvekkilinin protokolün tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenleyen maddesindeki hisse devri yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalının ise ödemekle yükümlü olduğu 1.800.000,00 TL'nin ilk 4 taksitini ödemek dışında yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin 16.04.2015 tarihli ihtarnamesi ile davalının temerrüde düştüğünü, sözleşmedeki tahkim şartının geçersiz hale geldiğini, davalı hakkında başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacının şirketteki tüm hisselerini noterde düzenlenen 18.11.2013 tarihli limited şirket hisse devir sözleşmesi kapsamında devraldığını, hisse devir bedeli olarak kararlaştırılan 125.000,00 TL'nin müvekkili tarafından davacıya nakden ve tamamen ödendiğini, 18.11.2013 tarihli adi yazılı protokole dayanılarak hak talep edilmesini kabul etmediklerini, müvekkilinin hem noter senedinin hem de protokolün gereğini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, 18.11.2013 tarihli protokolde toplam devir bedelinin 1.800.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, protokolde ...'de bulunan taşınmazın konut kredisi 147.348,00 TL'nin toplam bedelden mahsup edildiğini, kalan 1.652.651,00 TL'lik ödemenin 720.000,00 TL ve 215.652,00 TL şeklinde iki taksit halinde ödeneceğini, 720.000,00 TL'lik ilk taksidin 15.12.2014 tarihinden itibaren 12 eşit taksitte, 212.652,00 TL'lik ikinci taksidin 15.12.2015 tarihinden itibaren 5 eşit taksitte ödeneceğini, müvekkilinin kararlaştırılan taksit tarihleri ve bedellere göre 29 adet senet düzenleyerek davacıya teslim edeceğini, müvekkilinin bu senetleri düzenleyerek davacıya teslim ettiğini, davacının da dava dilekçesinde ilk 4 taksidin ödendiğini ikrar ettiğini, müvekkili tarafından diğer senetlerin de ödendiğini, davacının ödenmediğini iddia ettiği kambiyo senetlerini sunmasının zorunlu olduğunu, borcun kambiyo senedine bağlandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasındaki 18.11.2013 tarihli protokolde davalının hisse devir bedeli olarak kararlaştırılan tutarın bir kısmının konut kredisi ile geri kalan kısmının ise 29 adet senet verilmesi sureti ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, söz konusu senetlerin düzenlenerek davacıya teslim edildiği hususunun ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, protokolde belirtilen 29 adet senetten ilk 4 adedinin davalı tarafça davacıya teslim edildiği ve senet bedelleri olan 4 ... 60.000 = 240.000,00 TL ile protokolde belirtilen konut kredisi nedeniyle 5.720,00 TL olmak üzere 245.720,00 TL'nin davalı tarafça davacıya ödendiğinin tarafların kabulünde olduğu, davacının 245.720,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.554.280,00 TL asıl alacak ile işlemiş faize yönelik icra takibi başlattığı, davacı taraf yukarıda bahsedilen ödemeler dışında herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia etmiş ise de İlk Derece Mahkemesince ... Bankası A.Ş.'ye yazılan 20.11.2020 tarihli müzekkere ekinde; ödendiği tarafların kabulünde olan ilk 4 adet senet ile 15.04.2014 ödeme tarihli 60.000,00 TL bedelli ve 15.05.2014 ödeme tarihli 60.000,00 TL bedelli 5 ve 6. senetlerin fotokopilerinin gönderildiği, bankaca verilen 02.12.2020 tarihli müzekkere cevabında İlk Derece Mahkemesi müzekkeresinde belirtilen 6 adet senet bedelinin ödendiği bildirilmiş olmakla protokolde belirtilen 5 ve 6. senetlerin toplam tutarı olan 120.000,00 TL'nin de davacıya ödendiğinin kabulü gerektiği, davacı tarafça ilk 6 adet senedin protokol kapsamında davacıya teslim edildiğine ve/veya senet bedellerinin ödendiğine dair başkaca yazılı delil de sunulmadığı, dosyaya sunulan... Bankası A.Ş.'ye ait ödeme dekontlarında kalan 23 adet senet bedellerine karşılık davalı tarafça davacıya ödeme yapıldığına ilişkin bir açıklama ve belirlemede bulunmadığı, protokolde belirtilen taşınmazın davacı adına devir edilmediği ve davacının belirleyeceği 3. kişiye devredildiğinin ispat edilemediğinin anlaşıldığı, davacının da kabulünde olan 245.720,00 TL (ilk 4 senet bedeli + konut kredi nedeniyle ödenen miktar) ile Bölge Adliye Mahkmesince ödendiği tespit edilen 5 ve 6. senet bedelleri toplamı 120.000,00 TL olmak üzere davalı tarafından davacıya protokol kapsamında toplam 365.720,00 TL'nin davacı alacağından mahsubu ile bakiye 1.434.280,00 TL asıl alacağın kaldığı, bu miktara davacı tarafça davalıya gönderilen 16.01.2015 tarihli ihtarname tarihinden takip tarihi olan 19.06.2017 tarihi arasındaki 773 gün için davacının takipteki talebi ile bağlı olarak %9 oranında yasal faiz işletilmek suretiyle 273.377,69 TL işlemiş faiz de talep edebileceği, alacak likit olup davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davalının kötüniyet tazminat talebi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde olduğu üzere davacı tarafça 5 ve 6. senet bedelleri toplamı 120.000,00 TL'nin icra takibinden önce ödenmesine karşın söz konusu miktar mahsup edilmeden icra takibi yapılması nedeniyle 120.000,00 TL yönünden takipte haksız ve kötüniyetli olduğu kabul edilen bu miktar ile bu miktara işleyen 70.506,76‬ TL faiz toplamı 190.506,76 TL'nin %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun ve davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalının takip dosyasına itirazının iptali ile takibin 1.434.280,00 TL asıl alacak, 273.377,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.707.657,69‬ TL üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, hükmedilen tutarın %20'si oranında hesaplanan 341.531,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil ile davacıya verilmesine, reddedilen 190.506,76 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 38.101,35 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesi nedeniyle bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 05.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.