Hırsızlık suçundan temyiz incelemesi sonucu bir sanık hakkında verilen hükmün onanması ve diğer sanık için müdafi olmaksızın karar verilmesi nedeniyle bozulması kararı.
Özet: Hırsızlık suçundan sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen 3 yıl 9 ay hapis cezasının, istinaf mahkemesince 3 yıl 10 gün hapis cezasına dönüştürülmesini takiben yapılan temyiz incelemesinde, bir sanık hakkındaki hırsızlık hükmü hukuka uygun bulunarak onanırken, diğer sanık hakkında ise alt sınırı beş yıldan fazla olan suçta zorunlu müdafii olmaksızın yargılamanın tamamlanması ve hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülerek, bu yönden hükmün bozulmasına ve dosyanın istinaf mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/15248 E.  ,  2025/20951 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/598 E., 2022/929 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası verildiği, sanıklar müdafilerinin istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 43, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına hükmedildiği anlaşılmakla, hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, zincirleme suçun oluşmadığı, samimi ikrar olduğu, sanık hakkında lehe hükümleri ile 5237 sayılı Kanun'un 62, 168, 145 1 47... . maddelerinin uygulanması, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin tek suçun oluştuğu, samimi ikrar olduğu, zararın giderildiği, şikâyetin olmadığı, sanığın pişman olduğu, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50, 51... sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanması gerektiğine, sanık ...'ın temyiz isteminin ise pişman olup, zararı karşıladığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve hukuka uygun olduğu kabul edildiğinden, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığın müdafiisi olmadan karar verilmesi suretiyle yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.