Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan istinaf başvurusunun esastan reddi kararını delil yetersizliği iddialarına rağmen onamıştır.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesinin ardından, temyiz başvurusunda bulunan sanık ve müdafiinin, suçlamayı destekleyen kesin kanıt bulunmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat etmesi gerektiği yönündeki iddiaları, yargılamayı yapan yüksek mahkemece yerinde görülmeyerek, ilk derece mahkemesinin kararında hukuka aykırılık tespit edilmediğinden istinaf red kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1320 E,. 2022/2616 KSUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, şikâyetçinin sorun yaşanan kişi olduğuna, şikâyetçinin kendisine uyuşturucu sattığına, yalan beyanda bulunduğuna, müvekkilinin üzerine atılı suçları işlediğine dair müşteki beyanı dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin kanıt bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olanİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.