Hırsızlık suçundan verilen istinaf ret kararının temyizinde, sanık ve müdafiinin delil eksikliği, kastın yokluğu ve çalınan malın değer azlığı savunmalarının reddedilerek hükmün onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı, sanık olayın aşırı alkollü iken gerçekleştiğini, kendisine zorla ifade verdirildiğini, suç mahallinde delil bulunmadığını ve başka bir suçtan aranırken bu suçun da kendisine yüklendiğini; müdafi ise müvekkilinin hırsızlık kastının olmadığını, suçun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanmadığını ve çalınan malın değerinin azlığını ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuşsa da, yüksek mahkeme tarafından yapılan incelemede hükümde herhangi bir isabetsizlik tespit edilmeyerek sanık ve müdafiinin temyiz itirazları esastan reddedilmiş ve mahkumiyet hükmü onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2025/10529 E.  ,  2025/20872 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/94 E., 2021/1424 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, olay tarihinde çok alkollü olduğuna, olayla hiç bir alakası olmadığına, polis memurlarının zorla ifade verdirdiğine, suç mahallinde ve üzerinde herhangi bir delil sayılacak parmak izi, kamera görüntüsü ya da DNA örneği bulunmadığına, başka bir suçtan aranması olduğuna ve bu suçun da kendisine yüklendiğine, alkolün etkisiyle kabul ettiğine, yeniden yargılanmak istediğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin, müvekkilinin kastının hırsızlık yapmak olmadığına, elektrikli bisikleti iade etmek için döndüğünde kimseyi bulamadığını beyan ettiğine, müvekkilinin üzerine atılı suçun kuşkuya yer vermeyecek şekilde kesin ve açık bir ispata dayanmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin az olduğuna, bu nedenle daha fazlasını alma imkanı varken daha azını almış olması ve suçun konusu malın değerinin azlığının da karar verilirken değerlendirilmesi gerektiğine, mahkemece hırsızlık konusu malın değerinin azlığı nedeni ile cezada indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebileceğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.