Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari satımdan doğan ödenmemiş ürün bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında bilirkişi raporu ışığında verdiği gerekçeli karar.
Özet: Bu itirazın iptali davası, ticari satıştan kaynaklanan alacakların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlu davalının yaptığı itirazın kaldırılmasına ilişkindir; davacı, davalının mal bedellerini ödemediğini ve icra takibine haksız itiraz ettiğini iddia ederken, davalı savunma sunmamış, bilirkişi raporu davacının ticari defter kayıtlarını ve e-arşiv faturalara itiraz edilmemesini destekleyerek davacı alacağının varlığını tespit etmiş, mahkeme ise ispat yükünün alacaklıda olduğunu ve genel hükümler uyarınca alacağın varlığının kanıtlanması gerektiğini belirtmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/07/2025
KARAR TARİHİ : 30/03/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı/borçlunun bir süredir ticaret yaptıklarını, davalı/borçlunun müvekkilinden çeşitli tarihlerde farklı kalemlerde ürünler aldığını bu ürünlerin bedellerinin bir kısmını ödediğini ancak 2025 yılında almış olduğu ürünlerin bir kısmının bedellerini ödemediğini, bu nedenle davalı-borçlu aleyhinde cari hesap ekstresi ve faturalara dayanılarak ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... E.sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerinde takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulü ile borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, ödeme emrinin tebliğinden (13.06.2025) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin borçludan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER :
... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, fatura, ticari defter ve kayıtları, Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür.Dava konusu icra dosyasında davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesi için Mali Müşavir Bilirkişisinden rapor talep edildiği, 13/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dosyası, ibraz edilen deliller ve davacı tarafa ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığını, davalı şirket inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini sunmadığı için inceleme yapılamadığını, davacı şirketin 2025 yılı ticari defterleri ve bağlı kayıtlarına göre takip tarihi 12.06.2025 itibari ile 25.899,13 TL alacaklı olduğunu, her ne kadar davalı şirketin ticari defterleri incelenememiş olsa da davacı şirketin düzenlemiş olduğu faturaların e-arşiv fatura olması ve e arşiv fatura için GIB sistemi üzerinden red butonu olmadığı ve sadece yazılı olarak itiraz edilmesi gerektiği, hal böyleyken davalının e-arşiv faturalara 8 gün içerisinde itiraz ettiğine dair bir evrağın dava dosyası kapsamında tespit edilememesi, 2025 yılı Ba-Bs karşılaştırmalı analiz formlarında da davacının kayıtlarıyla uyumlu tutar kadar faturayı bildirmiş olması nedeni ile faturaların içeriğinin davalı tarafından kabul edilmiş sayılacağını, dava dosyası kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürmek amacıyla çekilmiş bir ihtarnamesinin bulunmaması, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmaması ve faturada ödeme vadesinin 30 gün olduğu fakat vade farkı faiz oranıyla ilgili bir bilgi olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunduğu görüldü.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde, itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.Bilindiği üzere TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu, kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir. Gerek ...; gerek ... içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir. Bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine, ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine, davalı tarafından 17/06/2025 tarihinde itiraz edildiği, ödeme emrine itirazın davacı/alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belge icra dosyasında mevcut olmadığından davacı tarafından açılan iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin tespiti amacıyla mali müşavir bilirkişisinden alınan raporda,davacı şirketin davalı şirketten 25.899,13 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın bilirkişi raporunun aksini ispata yarar bir delili dosyaya sunamadığı, takibe konu alacağın likid ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davanın KABULÜ İLE, ... 4.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı/borçlu tarafından asıl alacağa yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 25.899,13 TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden DEVAMINA,
2-Asıl alacak olan 25.899,13 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 5.179,82 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 1.769,16 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.153,76 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, davacı tarafından başlangıçta ödenen 615,40 TL peşin harç, 615,40TL başvurma harcı toplamı olan 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Dosya kapsamında yatırılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 91,00 TL posta masrafı olmak üzere toplamda 5.091,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya VERİLMESİNE,
5-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 25.899,13 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ,2025 yılı ... parasal sınır itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/03/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır