Yargıtay 10. Ceza Dairesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle tebliğnameye aykırı olarak bozarak kamu davasının düşmesine karar verdi.
Özet: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, temyiz incelemesinde bozulmuştur; yüksek mahkeme, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve ele geçiriliş şekli dikkate alındığında tebliğnamedeki uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturduğuna ve ağır ceza mahkemesinin görevli olduğuna dair bozma görüşüne iştirak etmemiştir. Ancak, sanığın eylemi için öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, ilk derece mahkemesinin 24.03.2016 tarihli mahkûmiyet kararından temyiz incelemesi tarihine kadar geçmiş olduğu tespit edildiğinden, mahkûmiyet hükmü bozulmuş ve yeniden yargılamaya gerek kalmaksızın kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2021/9321 E.  ,  2025/12313 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/1524 E., 2016/648 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve ele geçiriliş şekli dikkate alındığında; sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturup oluşturmadığının, buna bağlı olarak delillerin tartışılması ve hukukî durumunun belirlenmesi görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğuna yönelik Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 24.03.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.