Uyuşturucu madde ticareti suçunda yabancı uyruklu sanıkların kimlik tespitine ilişkin usuli hatalı bozma kararını hukuka aykırı bularak istinaf talebinin reddi kararının bozulması.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûm edilen sanık hakkındaki bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetme kararı, özellikle Suriye vatandaşı sanıkların kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalar veya göç idaresi aracılığıyla usulüne uygun şekilde tespit edilmemiş olması ve bu eksiklik giderilmeden verilen hükme ilişkin istinaf incelemesinin hukuka aykırı şekilde yapılması nedeniyle temyiz incelemesi sonucunda bozulmuştur; dosya, yabancı uyruklu sanıkların resmi kimlik bilgilerinin eksiksiz belirlenerek ve önceki usul hataları da dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi amacıyla ilgili bölge adliye mahkemesine iade edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/4870 E., 2025/2779 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. ... 12. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,2. Her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,İlişkindir.III. GEREKÇE Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280/1-e ve f maddelerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda, "... sanıkların Suriye vatandaşı oldukları ve beyanlarına göre kimlik bilgilerinin tespit edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında; yabancı uyruklu sanıklara ait nüfus kayıtlarının vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilmesi gerektiği, sanıkların resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemediği takdirde soruşturma makamınca sanıkların beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri, fotoğraf kayıt formu ile sanıkların temin edilen fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21... . maddeleri uyarınca sanıkların Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimliği bu şekilde belirlenmiyorsa 6458 sayılı Kanun'un 91. maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21. ve 22. maddeleri gereğince gerekli kayıtlarının yapılıp geçici koruma belgesi çıkarılıp gönderilmesi istenilerek belirlenen kimliği esas alınıp kararın ona göre verilmesi gerektiği halde bu belgelerin aslı yahut onaylı suretlerinin dosya arasına alınmaksızın yargılamaya devamla hüküm kurulması...” gerektiğine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 01.10.2024 tarihli ve 2024/3396 Esas, 2024/2125 Karar sayılı bozma kararı ve bu karar üzerine verilen ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2025 tarih, 2024/655 Esas ve 2025/97 Karar sayılı kararının, CMK'nın 7. maddesinde yer alan “Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 13.05.2025 tarihli ve 2025/4870 Esas, 2025/2779 Karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.