12. Ceza Dairesi, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşürülmesi suretiyle bozmuştur.
Özet: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü, üst mahkemenin önceki bozma kararı sonrası yeniden kurulmasına rağmen, yapılan temyiz incelemesinde isnat edilen eyleme ilişkin Türk Ceza Kanununda öngörülen sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan önceki mahkûmiyet tarihinden itibaren hüküm tarihine kadar dolduğu ve derhal beraat kararı verilmesini gerektiren şartlar bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokmaHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/3-2. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1 (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, TCK'nın 67/1(d) bendi uyarınca bozma öncesi zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 31.03.2016 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu gözetildiğinde, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin bozma üzerine kurulan hüküm tarihinden önce dolduğu dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.