Suça sürüklenen çocuğun kaçak su kullanımı nedeniyle karşılıksız yararlanma suçunda, istinaf başvurusunun reddine dair karar temyiz üzerine zamanaşımıyla düşürüldü.
Özet: Karşılıksız yararlanma suçundan yargılanan 15-18 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuk hakkında, ilk derece mahkemesi hükmünü onayan bölge adliye mahkemesi kararının temyizi üzerine, Yüksek Mahkeme, suç tarihi ile inceleme tarihi arasında Türk Ceza Kanununda öngörülen 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek, bölge adliye mahkemesinin kararını bozmuş ve yeniden yargılama gerektirmeyen bu zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/14181 E.  ,  2025/24938 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1309 E. 2025/1279 K.
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz talebinin, sanığın belirtilen suçu işlediğinin sabit olduğu, tutulan zabıt uyarınca, sanığın kaçak su kullandığının tespit edildiği, sanığın söz konusu eylemlerinin, ... Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği’ne aykırı olduğu, TCK'nun ilgili maddelerine göre de suç oluşturduğu, cezalandırılması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 66/2. ve 67/4. maddelerinde belirtilen 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin, 15.11.2017 olan suç tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı sebeple uygun olarak BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a ve 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 4. Çocuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.