Hırsızlık suçundan mahkum olan suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık, yaş indirimi hükümlerinin yanlış uygulanması ve ek savunma hakkı ihlali nedeniyle bozma kararı.
Özet: Yargıtay, hırsızlık suçundan mahkum edilen suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmü, çocuğun henüz suça vakıf olmayan polislere çaldığı malların yerini bildirerek iadesini sağlaması karşısında Türk Ceza Kanununun 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmadığının değerlendirilmemiş olması ve iddianamede talep edilen 5237 sayılı TCKnın 31/2. maddesi yerine daha az indirim öngören 31/3. maddesi tatbik edilirken Ceza Muhakemesi Kanununun 226. maddesine aykırı olarak ek savunma hakkı tanınmaması gerekçeleriyle bozmuştur.
2. Ceza Dairesi         2025/16009 E.  ,  2025/24931 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/99 E. 2025/198 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2025 tarihli ve 2024/7-19 Esas, 2025/114 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca atanan müdafiilerin, suça sürüklenen çocukların müdafii istemedikleri beyanı ile görevlerinin kendiliğinden sona ermeyeceği, buna göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin görevi devam ettiğinden temyize yetkisi olduğu anlaşılmakla Tebliğname'de bu yönde ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)Suça sürüklenen çocuğun suçtan haberdar olmayan polis ekibine yakalandığında kabloları çaldıkları yeri söyleyerek iadeyi sağladıkları olayda suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesinin uygulanması talep edildiği, suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında daha az indirim oranı öngören aynı Kanun'un 31/3. maddesi uygulanırken, suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı tanınmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.