Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazıyla, hırsızlık mahkûmiyetinde sanık ve müdafii temyizlerinin birlikte incelenmesinin ardından hükmün onanması süreci.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, sanık temyiz isteminin incelenmemesi nedeniyle önceki onama kararına yaptığı itirazın kabul edilmesi üzerine, daha önce verilen onama kararının kaldırılarak hem sanığın hem de müdafiinin temyiz istemleri yeniden değerlendirilmiş; yapılan bu detaylı incelemede, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecinde usul ve kanuna uygunluğun bulunduğu, delillerin eylemi kanıtlamaya yeterli olduğu, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu ve kararın hukuka uygun olduğu gerekçeleriyle, beraat taleplerinin yerinde görülmeyerek hükmün esastan tekrar onandığı tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1085 E., 2024/401 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : MahkûmiyetİTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri birlikte incelenerek onamaİTİRAZA KONU KARAR : OnamaİTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıYargıtay 2. Ceza Dairesinin, 15.04.2025 tarihli ve 2024/9981 Esas, 2025/6803 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2025 tarihli ve 2-2024/60521 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinin 2. cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İTİRAZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi incelenmeden yalnızca sanık müdafiinin temyiz istemi incelenerek hükmün onanmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle sanık ve sanık müdafinin temyiz istemlerinin birlikte incelenmesi ile hükmün onanmasına karar verilmesinin gerektiğine ilişkindir.II. GEREKÇE1.Sanık hakkında bozma üzerine kurulan 16.04.2024 tarihli hükmün, sanık ve müdafii tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesine karşın, yalnızca sanık müdafiinin temyiz istemi incelenerek karar verildiği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.2. Bozma üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin, mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kararın kanuna, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.III. KARAR1.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 15.04.2025 tarihli ve 2024/9981 Esas, 2025/6803 Karar sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASINA,3. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün İtirazname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.