Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda aynı fiilden mükerrer yargılama yapılması nedeniyle hükmü bozarken, iş yeri dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçları için temyiz istemini reddetmiştir.
Özet: Temyiz incelemesini yapan mahkeme, sanık hakkında aynı hırsızlık fiili nedeniyle daha önce hüküm kurulmasına rağmen mükerrer bir dava açılıp yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet kararı verilmesini usule aykırı bularak hırsızlık suçundan verilen hükmü bozmuş; ancak, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin yasal temyiz sınırlarının altında kalması nedeniyle bu suçlara ilişkin temyiz taleplerini reddetmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/14602 E.  ,  2025/20842 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2223 E., 2022/1129 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Hem ilk derece mahkemesinin, hem de bölge adliye mahkemesinin karar başlıklarında, yargılamaya konu suçlardan iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun, konut dokunulmazlığının ihlâli olarak yanlış yazılması, mahallerinde düzeltilmesi mümkün maddi hatalar olarak kabul edilmekle yapılan incelemede;
1-İş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2021/2223 Esas, 2022/1129 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının ve 5271 sayılı Kanun’un 286/2-b maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,
2- Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin; yasal koşulları oluşmadığı hâlde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığına, bu yönden verilen kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına ve UYAP üzerinden yapılan tetkike göre; sanık hakkında, 05.05.2019 gecesi saat 02.10 sıralarında, şikâyetçinin müdür yardımcısı olarak görev yaptığı, .... Mahallesi ....Caddesi No:.....İzmir adresinde bulunan Migros mağazasına, mağazanın camını kırarak girdiği ve içeriden alkol ürünleri, sigara gibi bir çok ürünü çaldığı iddiasıyla; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2019 tarihli ve 2019/21524 sayılı iddianamesi ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/612 Esas, 2019/871 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verildiğinin; ayrıca sanık hakkında, aynı olay sebebiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2019 tarihli ve 2019/34662 sayılı iddianamesi ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2019/695 Esas, 2021/373 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklinde yer alan hüküm gereği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2019 tarihli ve 2019/34662 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan mükerrer olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.