Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere ilişkin temyiz başvurularını değerlendirerek, mala zarar verme temyizini reddetmiş, hırsızlık suçundan beraat talebini ise hukuka uygun bularak mahkeme kararını onamıştır.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükme ilişkin temyiz başvurusunu, yasal düzenleme gereği temyize kapalı olması nedeniyle usulden reddetmiş; hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusunu ise esastan inceleyerek, sanık müdafiinin somut delil yetersizliği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi iddialarını yerinde görmeyip, alt mahkemelerin kararlarında hukuka aykırılık tespit etmediği gerekçesiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1142 E., 2022/1915 K.SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar vermeHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,2- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''sanığın suç teşkil eden eylemlere iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve net bir delil bulunmadığına, sanığın ilk aşamadan itibaren vermiş olduğu ifadelerinde söz konusu olayla hiçbir ilişkisinin olmadığını beyan ettiğine, kamera kaydı ya da herhangi bir tanık beyanı olmaksızın sadece GPRS sinyal tespitleri ve HTS kayıtlarının yorumlanması yöntemiyle kanaate varılıp sanık hakkında hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi hâlde sanık hakkında tüm lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gebze 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.