İşçilik alacakları davasında yabancı unsur, uygulanacak hukuk, zamanaşımı defi ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz incelemesi sonucu bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacı işçinin Kuveytteki bir projeden kaynaklanan kıdem, ihbar, fazla mesai ve sair işçilik alacakları talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiğini ve alacakların zamanaşımına uğradığını gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. Davacının Türk hukukunun uygulanması, Kuveyt hukukunun hatalı değerlendirildiği, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığı ve yargılama giderlerinin haksız olduğu yönündeki temyiz itirazları, Yargıtay tarafından incelenerek, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/288 E., 2025/798 K.DAVA TARİHİ : 04.08.2021İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 24. İş MahkemesiSAYISI : 2024/2 E., 2024/561 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ... Havalimanı projesinde çalışırken işçilerin toplu hâlde işten çıkartıldığını, alacaklarının bir kısmının eksik ödendiğini, bir kısmının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davalı Şirkette çalışması bulunmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, somut olayda yabancı hukuk uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiği, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının somut uyuşmazlığa uygulanan hukuk ve davanın zamanaşımından reddi bakımdan isabetli olduğu, ancak davanın açılış tarihi itibarıyla yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespitine ilişkin içtihat değişikliğinin yerleşik hâle geldiği, bundan sonra bu içtihat değişikliğine dayanarak davalı lehine ve davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. Taraflar arasındaki iş sözleşmesi İngilizce ve Arapça olduğundan bu sözleşme dikkate alınarak Kuveyt hukukunun somut olayda uygulanmasının hatalı olduğunu, 3. Kuveyt hukukundaki sürelerin hatalı değerlendirildiğini,4. Zamanaşımı kesen sürelerin dikkate alınmadığını, 5. Verilen kararın hukuki belirlilik, öngörülebilirlik ve sürpriz karar yasağına aykırı olduğunu,6. Davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, arabuluculuk giderinin davacıdan alınmasına yönelik verilen hükmün hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığı, hükmedilen yargılama gideri, vekâlet ücreti ile arabuluculuk giderine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.