Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak ve İtirazın İptali Davası: Kullanılmayan Basın Bültenleri Ücret İadesi Talebi.
Özet: Davacı taraf, 17.09.2022 tarihli faturaya istinaden KDV dahil 50.670 TL ödeyerek anlaştığı 12 adet basın bülteni hakkından sadece 2 adedinin davalı tarafından kullandırıldığını iddia ederek, kullanılmayan 10 bültenin bedeli olan 44.250 TLnin iadesi için başlattığı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, ticari reeskont faizi ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise borçlu olmadığını ve davacının iddiasını ispatlayamadığını savunurken, bilirkişi ek raporunda yazılı sözleşme olmamakla birlikte, 10 bültenin kullanılmadığı kabul edildiğinde iadesi gereken tutarın 42.225 TL olabileceği belirtilmiştir. Dava, sözleşmeden kaynaklı fazla ödenen bedelin tazmini amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemidir.

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/370 EsasKARAR NO : 2026/276DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 28/05/2025KARAR TARİHİ : 07/04/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili 28/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 17.09.2022 tarihli faturaya istinaden sunulmayan hizmetlere ilişkin yapılan fazla ödemenin iadesi talebiyle haksız şekilde kullandırılmayan basın bülteni ücretinin iadesi konulu ... 20. İcra Dairesi'nin ...sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini, taraflar arasında 12 adet basın bülteni kullanılması amacıyla 17.09.2022 tarihinde anlaşma sağlanmış, KDV dahil 50.670,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, davalı tarafça sadece 2 adet basın bülteninde haber ve reklam hakkı kullandırılmış olup kalan 10 hak davalı tarafça kullandırılmadığını, bu konuda şifahen yapılan görüşmelerden netice alınamamış, herhangi bir gerekçe sunulmaksızın kullandırılmayan 10 adet basın bülteni ücretinin iadesi amacıyla 44.250,00 TL değerinde icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini, kullandırılmayan bedelin iadesi amacıyla itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ile takibin devamına karar verilmesi talepli işbu davayı açma zarureti doğduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davalı tarafça ... 20. İcra Dairesi'nin... sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile ticari reeskont faizi ile alacağın ödenmesi yönünde takibin devamına, % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 20/06/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddiasını ispatla zorunlu olup, dosyaya davalının borçlu olduğuna dair herhangi bir delil sunmadığını, basit yargılama usulünde iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlamakta olup, davacı iddiasını kanıtlamak üzere dosyaya herhangi bir delil sunmamış olup, davacının bu aşamadan sonra dosyaya sunacağı iddia ve delillerin dosyaya esas alınmasına dair muvafakatlerinin bulunmadığını, taraflar arasında ... olarak tarif edilen 12 tane basın bültenin hazırlanması ve servis edilmesi için anlaşılmış olup, davacı tarafında 17 Eylül 2022’de de KDV dahil 50.670 TL’ye 12 adet ... alımı sağlandığını, alacağı asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı her ne kadar temerrüt tarihinden itibaren avans faizi istemiş ise de; davacı tarafından mahkeme dosyasına alacağın temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir belge sunmuş olmadığını, davacı tarafından temerrüt tarihi de belirtilmediğini, açıklanan bu nedenlerle; davacının haksız ve hukuka aykırı taleplerinin usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 20. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 12/11/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dosyamızın içeriği bir itirazın iptali talebi olmakla, öncelikle incelenen takip dosyası ile talep edilen meblağın kaynağının, bahse konu akdin ve ödemelerinin tespiti tarafımca sunulan belgelerle belirlenemediğinden , itirazın iptali veya takibin devamı konularında herhangibir değerlendirme yapma imkanı bulunmamıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.16/02/2026 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Yazılı sözleşme olmadığından, yazılı bir sözleşmeye tabi olarak, tarafların yükümlülüğü, ödeme şarıları, bülten içeriği vs, konularını inceleme imkanı yoktur. Taraflar arasında sözlü anlaşma varsa da dosyamız içinde teyidine dair bir bulgu yoktur. Dolayısı ile dosyamız içindeki fatura ve takip dosyası gözönüne alındığında, iki bülten dışında on bülten gereği gibi yedine getirilmediğinin kabulü halinde iadesi gereken rakam 42.225 TL dir. Bu hususta taktir mahkemenindir." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.GEREKÇE: Dava, sözleşmeden kaynaklı fazla ödenen bedelin tazmini amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında düzenlenen 17.09.2022 tarihli faturaya istinaden 12 adet basın bülteni üzerinden anlaşma sağlandığı, ancak davalı yanca sadece 2 adet basın bülteninde haber ve reklam hakkı kullandırılmış olduğundan bahisle kullandırılmayan 10 hakka tekabül eden ücretin iadesinin talebi amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Davalı yanca yapılan savunmada 17.09.2022 tarihinde KDV dahil 50.670,00 TL’ye 12 adet premium paket alımı sağlandığını, davacının uzunca süre sessiz kaldığı ve bu hakların kullandırılmasına yönelik talebi de olmadığından davanın reddini talep ettiği görülmüştür.Davalı yanca dosyaya sunulmuş olan "Kullanıcı Sözleşmesine" istinaden anlaşıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Bu kapsamda her ne kadar bilirkişi tarafından taraflar arasında sözleşme olmadığı tespiti yapılmış ise bu hususta itiraz olmadığından bilirkişi tarafından yapılan tespite Mahkememizce itibar edilmemiştir.Bu kapsamda taraflarca kabul edilen sözleşmenin 10.maddesinde; "Satıcı veya sağlayıcı, cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Tüketici, cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirilmezse, cayma hakkını kullanmak için 24 saatlik süreyle bağlı değildir. Bu süre her halükarda cayma süresinin bittiği tarihten itibaren 1 yıl sonra sona erer." hükmünün düzenlenmiş olduğu görülmektedir.Davacı yanca sözleşmeden cayma hakkının 3 yıl sonra kullanılmış olduğu ve öncesinde herhangi bir başvurunun yapılmamış olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla sözleşmenin bitim tarihinden itibaren 1 yıl süre içerisinde davacı yanca cayma hakkı kullanılabilecektir.6098 sayılı TBK’da "sözleşme serbestisi" ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem koşulları içermemesi unsuru getirilmiştir. Hem tüketiciler hem de tacirler için geçerli olan koşulların denetimi, sözleşmelerin imzalanması aşamasında daha olumsuz durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır.Tacir olan taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, dava konusu sözleşmenin anlaşılır şekilde hazırlandığı ve bu sözleşmenin her iki tarafça kabul gördüğü, dava konusu sözleşmenin taraflarca müzakere edildiği, varılan mutabakat ve "sözleşme serbestisi" dahilinde imzalandığı, sözleşme içeriğine göre sözleşmesinin 10. Maddesinde cayma hakkının nasıl kullanılacağı ve süresi açıkça belirtilmiş olduğu görülmektedir. Dolayısıyla davacının kullandırılmayan hakları için hangi sürede, nasıl bir yol izleyeceği sözleşmede açıkça kararlaştırılmıştır. Ancak her hakkın sınırları olduğu gibi bu hakkın kullanım sınırları olmalı ve bu hak kullanılırken satıcının zararlarının azaltılması da düşünülmelidir. Bu tür sözleşmede satıcı bedeli de aldığı için sattığı hizmeti belirlenen sürede kullandırma, kullandırmadığı takdirde hizmeti satın alan tarafından 1 yıllık süre içerisinde sözleşmeden dönebileceği gibi bir takım külfetler altına girmektedir. Normal şartlarda davacı tarafından hizmet satın alındıktan sonra 1 yıl içerisinde hakların kullandırılmasının talep edilmesi gerektiği, bu talebin gereğinin yapılmaması halinde sözleşmenin bitiminden itibaren 1 yıl içinde de sözleşmeden cayabileceği açıkça düzenlenmiş olmasına rağmen, 3 yıl sonra cayma hakkını kullanıp sözleşmenin iptalini ve ödediği paranın iadesini istemesi bir hakkın kötüye kullanılması olacaktır. Medeni Kanun hükümlerine göre de bir hakkın kötüye kullanılması himaye edilemeyeceğinden, cayma hakkını kullanmak için cayma hakkının süresinin bittiği tarihten itibaren 1 yıl geçmekle sürenin biteceği anlaşılmakla davanın reddi, davalı yanın kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından da reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın REDDİNE,2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığındanREDDİNE,3-Alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan, alınan 755,68 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 23,68 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 44.250,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/04/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır