İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonrası araç değer ve ticari kazanç kaybı talepli haksız fiil davasında işleten sorumluluğunun tespiti.
Özet: Davacı, trafik kazası sonucu aracında meydana gelen değer kaybı ve ticari kazanç mahrumiyeti nedeniyle, kazada kusurlu karşı aracın kayıtlı maliki olan davalı şirketten tazminat talep etmektedir; davalı şirket ise, kazaya karışan aracı uzun dönem kiralama sözleşmesiyle başka bir tarafa kiralamış olmasını gerekçe göstererek, Karayolları Trafik Kanunundaki işleten tanımına göre kendisinin sorumlu olmadığını, bu sorumluluğun kiralayanda veya aracı fiilen kullanan kişide olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemekte, mahkeme de yasal düzenlemeler ışığında ‘işleten’ kavramının kapsamını ve fiili tasarruf halini değerlendirerek sorumluluğun kimde olduğunu belirleyecektir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/699 Esas
KARAR NO: 2026/384
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/08/2025
KARAR TARİHİ: 16/04/2026
DAVA: Davacı vekili --- harç tarihli dava dilekçesinde özetle; ----maliki olduğu --- plakalı araç ile müvekkile ait --- plakalı araç arasında --- tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde müvekkilin aracında maddi hasar meydana gelmiştir. Bu sebeple müvekkile ait ----plakalı araç değer kaybına uğramış ve ticari kazanç kaybı yaşamıştır. Söz konusu değer kaybı tazminatı ve ticari kazanç kaybı tazminatı için kazada asli ve tam kusurlu---- plakalı aracın maliki şirketiniz sorumlu olup aracın değer kaybı bedeli ve ticari kazanç kaybı karşılanmamıştır. Konu değer kaybı talebimiz için daha önce, ------ tarafından düzenlenen ----poliçesine başvuru yapılmıştır. Başvurumuz akabinde ---- ödenmiş olup, ---- poliçe limiti olan --- poliçe teminat limiti doldurulmuştur. Yukarıda arz ve izah etmiş olduğumuz ve re'sen incelenecek nedenlerle; Müvekkilin ---- numaralı hasar dosyasının istenmesine, Davalı tarafın ------- numaralı hasar dosyasının istenmesine,Müvekkile ait olan dava konusu aracın uzman oto alım satım bilirkişisi tarafından incelenerek, kazadan önceki ve sonraki değerine ve ticari kazanç kaybına ilişkin rapor düzenlenmesine, Müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybı ve ticari kazanç kaybı karşılığı olarak H.M.K. 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin dava ve alacak haklarımız saklı kalmak kaydı ile ---- değer kaybı ve ---- ticari kazanç kaybı(araç mahrumiyet bedeli) olmak üzere (H.M.K. 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak davası olarak) şimdilik --- kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınmasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz demektedir
CEVAP: Davalı vekilinin ---- tarihli cevap dilekçesinde özetle : Müvekkil şirket, dilekçe ekinde mahkemenize sunulan ---- nolu araç teslim formu ve ---- düzenlenen faturalar ile ------ görüleceği üzere dava konusu kazaya karışan aracı------- uzun dönem araç kira sözleşmesi ile kiralamıştır. Bu nedenle dava konusu araç da uzun dönem araç kira sözleşmesi hükümlerine tabi olup, müvekkil şirket dava konusu kazaya karışan aracın işleteni olmamakla birlikte kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen şoför de müvekkil şirket çalışanı değildir. Bu sebeple kazaya karışan aracın TBK ve KTK hükümleri gereğince müvekkil şirketin sorumluluğuna yol açması da mümkün değildir. Müvekkil şirketin araç üzerinde hiçbir şekilde fiili egemenliği bulunmamaktadır. KTK 3. ve 85. Maddeleri gereğince, bu tür davalarda 3. şahıslara karşı işleten sorumludur. Davanın Pasif Husumet Ehliyeti Yokluğundan Reddine, Davanın------- ihbarına, davacının haksız ve hukuka aykırı Avans faizi talebinin reddine, yapılacak yargılama sonucunda davacı tarafından açılan haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz. Demektedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybı ile aracın tamiri süresince kullanılamamasından kaynaklanan mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleten"i kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devredilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.------- tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve ------ tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Somut olayda, kaza tarihi --- olup, dava taraf ile dava dışı ---- tarihli kira sözleşmesi imzalanmış ve -------- tarihli ek protokol ile kiralama sözleşmesi yenilenmiş ve kiralama süresi ----- tarihine kadar uzatılmıştır. Taraflar arasında tanzim edilen adi yazılı kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3.kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olduğunun ---- tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği bu haliyle aracın teslim edilip araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanmanın dava dışı şirkette olduğu ve davalının işletenlik sıfatının kaza tarihinde bulunmadığı görülmekle davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 615,40 TL harcın düşümü ile geri kalan 116,60 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde ------Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026