Bobinaj işkolunda çalışan işçinin kimyasal maruziyet iddiasıyla yönetmelik kapsamındaki çalışma koşullarının ve fazla mesai alacaklarının tespiti davasında bilirkişi raporunun yetersiz bulunması.
Özet: Bir işçinin, bobinaj işindeki kimyasal maruziyeti nedeniyle işinin sağlık kuralları gereği günde 7,5 saati aşmaması gereken işler kapsamında olduğu iddiasıyla açtığı fazla çalışma ücreti ve kısa çalışma primi alacağı davasında, ilk derece ve istinaf mahkemeleri bilirkişi raporuna dayanarak işçinin taleplerini kabul etse de, yüksek mahkeme, bilirkişi raporunda işin ve kullanılan malzemelerin yönetmeliğin hangi maddesiyle ilişkilendirileceğinin net olarak açıklanmadığı, işçinin bu maddeleri aktif olarak kullanıp kullanmadığının anlaşılamadığı ve görev tanımının yeterince aydınlatılamadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozarak, uyuşmazlığın daha detaylı incelenmesini gerektirmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/210 E., 2025/347 K.DAVA TARİHİ : 06.08.2020 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ... Karadeniz Onarım Destek Komutanlığı işyerinde bobinaj işkolunda çalıştığını, Harb İş Sendikasına üye olduğunu, işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) 4. maddesine göre ağır kimyasallar içeren işler kapsamında bir işte çalışmasına rağmen günde 7,5 saatin üzerinde çalıştırıldığını, davacının günde yarım saat ara dinlenmenin mahsubu ile günlük yarım saat fazla çalışma ücretine hak kazandığını, toplu iş sözleşmesi gereği fazla çalışma ücretinin %80 zamlı ödenmesi gerektiğini ileri sürerek davacının Yönetmelik kapsamında olduğunun tespiti ile kısa çalışma primi ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Yönetmelik kapsamında çalışmadığını, işyerinde düzenli ölçümlerin yapıldığını, ölçümleme raporları incelendiğinde görüleceği üzere davacının çalıştığı işyerinde kimyasal maruziyet tespit edilmediğini, davacının sağlığını olumsuz yönde etkileyecek bir ortam bulunmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli kararı ile; işyerinde yapılan keşif sonucu bilirkişi heyeti tarafından davacıların çalıştıkları ortam ve yaptıkları işin incelendiği, davacının bobinaj atölyesinde çalıştığı, solventlerin tümüyle ortama açık bir şekilde dolap ve raflarda olduğu, mevcut aspiratör sistemi ile yeterli havalandırma yapılmasının mümkün olmadığı, solventlerin ortam sıcaklığına bağlı olarak buharlaşmasının kaçınılmaz olduğu, buna göre davacının çalışma ortamında kaynak ve kimyasal maddelerle çalışma sırasında maruziyete uğrayacağı ve günde 7,5 saati aşmayacak şekilde çalıştırılması gerektiği, yapılan iş neticesinde davacının çalışmasının Yönetmelik kapsamında olduğu, işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi doğrultusunda fiilen çalışma saatleri karşılığı hesaplanan kısa çalışma primine hak kazandığı, dosya kapsamından davacının haftanın 5 günü 8,5 saat çalıştığı günlük yarım saat fazla çalışma yaptığı, ödenen %15 verimliliği teşvik primi mahsup edilerek hesaplanan fazla çalışma ücretine hak kazandığı ve 12.07.2023 tarihli bilirkişi ek raporunun hükmün eki sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2023 tarihli ek kararı ile; seri davadan kaynaklı olarak gerekçeli kararın dava dilekçesi özetinde maddi hata yapıldığı belirtilerek gerekçeli kararın dava dilekçesi kısmının dosyaya uygun şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 21.02.2024 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesince keşif yaptırılmak suretiyle uzmanlığı yeterli olan bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi heyetinin ehil olduğu ve bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, sözü edilen rapora göre davacının Yönetmelik kapsamında çalıştığı, bunun sonucu olarak fazla çalışma ücreti ve kısa çalışma primi alacaklarına hak kazandığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, somut uyuşmazlıkta dosya kapsamından bobinaj işkolunda elektrik makinalarının bobin sarımı işi ile uğraşan davacının yaptığı işin ve bu iş sırasında kullanıldığı iddia edilen malzemelerin Yönetmelik kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin öncelikle ele alınması gerektiği, dosyada alınan heyet raporunda bu yönde açık bir değerlendirmeye rastlanmadığı gibi davacının belirttiği malzemelerin, çalışma esnasında davacı tarafından aktif olarak kullanılıp kullanılmadığının ve bunun sonucunda ileri sürülen çalışma ortamının yarattığı riskler nedeniyle davacının yaptığı işin Yönetmelik'in 4. maddesinin hangi bendi ile ilişkilendirilebileceğinin de anlaşılamadığı, uyuşmazlığın aydınlatılması için davacının uyuşmazlık konusu dönemdeki görev tanımı, fiilî çalışma koşulları ve fiziki ortam şartları gözetilerek çalıştığı işyeri koşulları ile kullandığı malzemelerin saptanması gerektiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince iş güvenliği uzmanlarından da oluşan yeni bir bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak elde edilecek verilere göre davacının yaptığı işin Yönetmelik kapsamında olup olmadığının tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, hükme esas alınan heyet bilirkişi raporunun bu yönden yetersiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma sonrası yapılan keşif üzerine davacının işyerinde bobinaj kısmında çalıştığı, çalıştığı ortamda uzun süreli kimyasal maddelere maruz kalınmadığı, bu iş sırasında kaynak yapılmadığı, yapılan lehimleme işleminin kısa sürdüğü, bu sebeple risk oluşturmayacağı ve sunulan ölçüm raporları, kullanılan kimyasal listeleri ile birlikte keşif esnasında yapılan gözleme göre davacının çalıştığı yer ve yaptığı işin Yönetmelik'te sayılan işlerden olmadığının rapor edildiği ve konunun tamamen teknik inceleme ile çözülebilecek mahiyette olduğu, A sınıfı iş güvenliği uzmanı ve ... öğretim görevlisinin de yer aldığı teknik bilirkişilerin raporuna itibar edilmesi gerektiği, davacının çalıştığı ortamın özelliklerine ve icra ettiği işin niteliğine göre yaptığı işin 7,5 saat ya da daha az çalışılması gereken işler kapsamında olmadığı gerekçesiyle tespit talebinin ve buna bağlı olarak istenen kısa çalışma primi ile fazla çalışma ücreti taleplerinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının sağlık raporunda sağlıklı olmasının Yönetmelik kapsamında olmaması gerektiğine dayanak yapıldığını,2. İşyerinde davacı ve arkadaşlarının lehim işi ile uğraştığını ve ortama sürekli lehim dumanı yayıldığını,3. Davacının bobinaj işinde çok sayıda kimyasal madde ile çalıştığını, her zaman riskli ortamda çalışmak zorunda kaldığını bu nedenle Yönetmelik kapsamında olduğunun tespiti ile davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının işyerinde ifa ettiği iş yönünden Yönetmelik kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve buna bağlı olarak davacının fazla çalışma ile kısa çalışma primi alacaklarına hak kazanıp kazanamayacağına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.