Halk otobüsü kazasından kaynaklanan cismani zararda maddi-manevi tazminat davasında, davalıya ıslah dilekçesi tebliğ edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması ve trafik sigortacısının ödeme yükümlülüğü.
Özet: Davacı vekilinin, 14.11.2005 tarihinde halk otobüsünden inerken düşerek yaralanan müvekkili için hastane masrafları, çalışma gücü kaybı ve manevi tazminat talebiyle açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, yerel mahkemece verilen kabul kararı, ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmuştur; dosya, bu usuli eksikliğin giderilmesi ve tarafların hukuki dinlenilme hakkının temini amacıyla yeniden incelenmektedir.
4. Hukuk Dairesi         2022/12960 E.  ,  2025/16476 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/367 E., 2022/66 K.
ASIL DOSYADA;
BİRLEŞEN BEYOĞLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2008/197 E. SAYILI DOSYASINDA;
Mahkeme kararı davalılar ... ve ... mirasçıları vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davalılar ... ve ... mirasçıları vekili Avukat ... geldi. Davacı adına gelen olmadı. Davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 09.12.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili, davacının 14.11.2005 tarihinde asıl davalıların sürücüsü ve işleteni birleşen davalının trafik sigortacısı olduğu halk otobüsünden inmek istediği sırada otobüsün hareket etmesi üzerine otobüsten düşerek yaralandığını belirterek şimdilik hastane masrafları, ulaşım giderleri, bakım masrafları ve ekstra masraflar için 7.460,00 TL, çalışma gücü kaybı nedeni için 7.800,00 TL olmak üzere toplam 15.260,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, aynı kaza nedeni halk otobüsünün trafik sigortacısından şimdilik hastane masrafları, ulaşım giderleri, bakım masrafları ve ekstra masraflar için 7.460,00 TL, çalışma gücü kaybı nedeni için 7.800,00 TL olmak üzere toplam 15.260,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasak faizi ile tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 51.067,37 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.02.2016 tarihli ve 2008/59 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararıyla davacının tedavi giderleri yönünden davasının kısmen kabulü ile 5.642,00 TL tedavi giderlerinin ıslah tarihi olan 06.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının maluliyete ilişkin davasının kabulü ile 45.425,37 TL maluliyet tazminatının ıslah tarihi olan 06.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın ıslah tarihi olan 06.10.2015 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ... alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.07.2020 tarihli ve 2019/4258 Esas, 2020/4607 Karar sayılı ilâmı ile "1 -Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.
Savunma hakkını güvence altına alan T.C Anayasa'sının 36. maddesinde de buna paralel düzenleme bulunmaktadır.
Somut olayda; davalı ... kendini vekil ile temsil ettirmiş, hesap ve kusur raporları kendisine tebliğ edilmiştir. Ancak, ıslah dilekçesi davalı ... vekiline tebliğ edilmemiştir. Mahkemece, kendini vekil ile temsil ettiren davalı ... vekiline ıslah dilekçesi tebliğ edilip, ıslah dilekçesine karşı beyan ve itirazda bulunma hakkı verilmeyerek davalı tarafın savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Bu durumda, mahkemece ıslah dilekçesinin davalı ... vekiline tebliği ile rapora karşı beyan ve itirazlarını bildirmesi hususunda süre verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde savunma hakkının kısıtlanması doğru değildir. Bu husus yerine getirilmeden hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul hatası olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Kabule göre de,
Davalı ... kazaya neden olan halk otobüsünün aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı KTK.’nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigorta şirketine başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir.
Davacı taraf birleşen dosya dava dilekçesinde talep ettiği tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini istemiş olmasına rağmen mahkemece birleşen dosya davalısı sigorta şirketi bakımından da ıslah tarihi olan 06.10.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiş olması doğru olmayıp birleşen dosya davalısı sigorta şirketi bakımından faiz başlangıcının temerrüt tarihi araştırılarak temerrüt tarihi, dava öncesinde temerrüt oluşmamış ise dava tarihi olması gerekmektedir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davalılar ... ve ... vekilinin tüm, davacı vekili ile davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'un tam kusurlu olduğu, davacının %54 maluliyet oranı esas alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 4.950,00 TL tedavi giderlerinin davalı ... yönünden 20.05.2008 birleşen dosya dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 14.11.2005 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olmasına, 45.425,37 TL maluliyet tazminatının 7.800,00 TL'lik kısmına davalı ... yönünden 20.05.2008 birleşen dosya dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 14.11.2005 olay tarihinden itibaren; 37.425,37 TL'lik kısmına ise ıslah tarihi olan 06.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olmasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın 14.11.2005 olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte esas dosyadaki davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... ve .... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, ceza dosyasının dikkate alınamayacağını kararın hatalı olduğunu, ATK kusur raporunda seçenekli rapor düzenlendiğini, davacının kusur durumunu ispatlayamadığını, davacının çalışmadığını dolayısıyla mahrum kaldığı bir gelir bulunmadığını, hesaplamanın hatalı olduğunu, ıslah talebinin yasal süresi geçtikten sonra yapıldığını, ıslahın rapor tebliğinden 4 ay sonra yapıldığını, manevi tazminatın yüksek olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıların sürücü ve işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... ve ... mirasçıları vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ... mirasçılarına yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.