Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Kuveytte haksız feshedilen iş sözleşmesinden doğan işçi alacaklarına ilişkin uyuşmazlıkta yabancı hukuk ve temyiz kesinlik sınırı değerlendirmesi.
Özet: Davacı kalıpçı ustasının Kuveytteki işinden haksız fesih iddiasıyla talep ettiği kıdem, ihbar, ücret, yıllık izin, fazla çalışma ve tatil alacaklarına ilişkin davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri Kuveyt hukukunu uygulayarak işverenler arasında organik bağ bulunduğunu, işverenin feshi haklı nedenlere dayandıramadığını ve bu nedenle davacının tüm alacaklara hak kazandığını tespit ederek davanın kabulüne karar vermiş olup, davacının temyiz talebi parasal kesinlik sınırı altında kaldığı için reddedilirken, davalı vekilinin temyiz dilekçesi kabul edilerek esas incelemeye başlanmıştır.
9. Hukuk Dairesi         2025/3442 E.  ,  2025/6717 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2228 E., 2025/695 K.
DAVA TARİHİ : 10.09.2020
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 56. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/566 E., 2024/245 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın (Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki ... Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı), karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ...Havalimanı Projesinde kalıpçı ustası olarak çalıştığını, net 473,00 ...dinarı (KWD) ücret aldığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davalı Şirketin ...Havalimanı inşaatı şantiyesinin bulunmadığını, davacının davalı işyerinde bir çalışması olmadığını, davacının çalışmasının ... Şirketinde gerçekleştiğini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile ...Devleti arasında iş gücü değişimi hakkında anlaşma imzalandığını, işçi işveren arasındaki uyuşmazlıkların ...kanunlarına göre Kuveyt'te çözümlenmesi gerektiğini, davacının beyan ettiği çalışma saatlerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, iş sözleşmesinin davacının devamsızlığı nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Şirketin davacının işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, dava konusu uyuşmazlığa ...hukukunun uygulandığı, dava konusu alacakların zamanaşımına uğramadığı, tanık beyanları ile davalı işverenin sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğine ilişkin savunmasını kanıtlayamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, davacının yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay uygulamasına göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde ...hukukunun uygulanması yönündeki Mahkeme değerlendirmesinin yerinde olduğu, davacının çalıştığı projenin ...Havalimanı inşaatı işi olduğu ve işverenin Limak İnşaat Kuwait SPC olarak gösterilmiş ise de bu Şirketin davalı Şirket ile arasında organik bağ bulunduğu hususunun kesinleştiği, emsal kararlarda aynı işte çalışan işçilerle ilgili salgın döneminde iş sözleşmelerinin toplu bir şekilde davalı tarafça feshedildiğinin kabul edildiği dikkate alındığında davalının feshe dair ispat külfetini yerine getiremediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesi ve dosya kapsamına sunulan işyeri kayıtları itibarıyla talep konusu edilen çalışılmayan günlerin ücretlerinin ödendiği hususunın davalı işveren tarafından ispatlanamadığı, bakiye ücret alacağına dair hüküm tesis edilmesinin yerinde olduğu, davalı tarafça ispat külfeti yerine getirilmediğinden yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, davacı tanıklarının anlatımları, davacının yaptığı işin niteliği, emsal dosyalarda işyerinde fazla çalışma yapıldığına, hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalışıldığına dair verilen kararlar karşısında Mahkeme kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, davalı tarafça hükmedilen alacaklara faiz işletilemeyeceğinin ileri sürüldüğü, Yargıtay uygulaması dikkate alındığında alacaklara faiz uygulanması hususunun alacağın infazına, dolayısıyla hâkimin hukukuna tâbi olduğu, ödeme belgesi niteliğindeki delillerin yargılamanın her aşamasında sunulabildiği, davalı tarafından sunulan ve banka kaydıyla desteklenen bordroda "diğer ödeme" ve "maaş tutarı" adı altında davacıya ödeme yapıldığının sabit olduğu, bu tutarın mahsup edilmemesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağının anlaşıldığı, söz konusu tutarın işçilik ücreti alacağından mahsup edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının alacaklarından davalının sorumlu olmadığını,
b. İş sözleşmesi işverence devamsızlık nedeniyle feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamadığını,
c. Yıllık ücretli izin alacağı ve ücret alacağı hesaplanırken hatalı ve mükerrer dönem hesabı yapıldığını,
d. Dinlenen davacı tanıklarının tamamının davacı ile menfaat birliği içinde olduklarını,
e. Davacının davalı işverenden bakiye işçilik alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının alacaklarından davalı Şirketin sorumlu olup olmadığı ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığına, yıllık ücretli izin ile ücret alacaklarının hesabına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu'nun 71. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.