Trafik kazası sonrası yaralanma nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortasından sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talebinin zamanaşımı gerekçesiyle reddedilmesi ve Yargıtay tarafından onanması.
Özet: 2010 yılında meydana gelen bir trafik kazasında yaralanan davacının, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı ve tedavi giderleri için tazminat talebinde bulunduğu davada, ilgili tüm mahkemeler davayı zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir. Özellikle, kaza fiilinin aynı zamanda taksirle yaralama suçunu teşkil etmesi ve Türk Ceza Kanununda bu tür eylemler için öngörülen sekiz yıllık ceza zamanaşımı süresinin, davanın açıldığı 2021 yılı öncesinde dolmuş olması, davacının temyiz itirazlarının reddedilerek ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının hukuka uygun bulunmasına gerekçe teşkil etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1236 E., 2022/1638 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2021/201 E., 2021/791 K.Bölge Adliye Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat A. .........ile davalı vekili Avukat ....... geldiler. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 09.12.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 05.12.2010 tarihinde dava dışı bisikletle karıştığı trafik kazası sonucu bisiklette yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını, geçici bakıcı gideri ile tedavi giderinin oluştuğunu belirterek belirsiz alacak olarak 200,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyetin uygun yönetmelik çerçevesinde düzenlenmesini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, ticari faiz talep edilemeyeceğini, temerrüde düşülmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu trafik kazasının 05.12.2010 tarihinde gerçekleştiği, davacının eşinin kullandığı bisiklette yolcu olduğu, davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nın 89/1 maddesinde düzenlenen ve taksirle yaralama olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde olduğu, Bolvadin Sulh Ceza Mahkemesinde görülen davada mahkumiyet kararının 30.06.2011 tarihinde kesinleştiği, bu eylemle ilgili ceza davasının TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, 2918 sayılı KTK'nın 109/2 maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olduğu, davanın olay tarihi üzerinden sekiz yıl geçtikten sonra 24.03.2021 tarihinde açıldığı, ayrıca somut olayda kaza tarihi olan 05.12.2010 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin de geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı tarihi 10.03.2021 iken, 01.03.2021 tarihinde ticari uyuşmazlık zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmaları nedeniyle son tutanağın düzenlendiği 23.03.2021 tarihine kadar yine zamanaşımı süresinin durduğunu ve 24.03.2021 tarihinde tekrar işlemeye başladığını, bu durumda zamanaşımının son günü 01.04.2021 tarihi olup (kaza tarihi: 05.12.2010+95 gün covid dönemi+10 yıl = 10.03.2021 tarihinde zamanaşımının dolacağını) kaza tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi dolmadan dava açıldığını, müvekkilinin maluliyet oranı adli tıp raporu ile bilinebileceğinden ve adli tıp raporu yargılama sırasında düzenleneceğinden, huzurdaki davanın kanunda öngörülen iki yıllık süre dolmadan açıldığını, bu nedenle yerel mahkeme tarafından hatalı olarak zamanaşımının dolduğu tespiti ile tesis edilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.B. GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri ile tedavi gideri talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davaya konu trafik kazası sonucunda davacı yaralanmış ve bu eylem için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıl olup, 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dava tarihinden önce dolmuş olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesineDosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.