Devre mülk sözleşmesinin feshi ve ödenen bedelin iadesi istemli tüketici davasında, mahkemeler arasında ortaya çıkan yetki uyuşmazlığının Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından HMK ve TKHK hükümleri ışığında giderilmesi.
Özet: Devre mülk sözleşmesinin feshi ve bedel iadesi istemiyle açılan bir tüketici davasında, iki farklı mahkemenin karşılıklı yetkisizlik kararı vermesi üzerine oluşan yargı yeri uyuşmazlığını değerlendiren bu metin, yetkinin kesin olmadığı durumlarda davalının usulüne uygun yetki itirazında bulunmaması veya itirazının reddedilmesiyle ilk mahkemenin yetkili hale geleceğini, mahkemelerin resen yetkisizlik kararı veremeyeceğini ve tüketicinin kendi yerleşim yerinde de dava açma hakkının bulunduğunu vurgulayarak yetkili mahkemeyi belirlemektedir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/45 Esas, 2025/40 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İstanbul 10. Tüketici Mahkemesinin 19.11.2024 Tarihli ve 2023/509 Esas, 2024/470 Karar Sayılı Kararı Somut olayda kesin yetki kuralı bulunmadığı, davacının bu konuda seçimlik hakka sahip olduğu, davacının kendi yerleşim yerinde dava açabileceği gibi davalının yerleşim yerinde dava açılabileceği, davalının yerleşim yeri adresinin ../.. olduğu, davacının yerleşim yeri adresinin ../.. olduğu, sözleşmenin ifa edileceği yerin ../.. olduğu buna göre belirtilen yerlerin İstanbul Mahkemelerinin yargı çevresinde olmadığı, davalının da cevap dilekçesi ile süresinde yetki itirazında bulunarak dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ettiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Mudurnu Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 12.03.2025 Tarihli ve 2025/45 Esas, 2025/40 Karar Sayılı Kararı Yerleşim yeri ../.. olan davacının davayı, yetkisiz İstanbul 10. Tüketici Mahkemesinde açtığı, davalının uyarınca cevap dilekçesinde yaptıkları sözleşmede belirtildiği üzere .. Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduğu, İstanbul 10. Tüketici Mahkemesi tarafından öninceleme duruşmasında yetkili olduğundan bahisle itirazın reddine karar verildiği , yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı ve kesin yetkinin bulunmadığı ve usulüne uygun bir yetki itirazı olmadığı durumlarda davanın ilk açıldığı mahkeme yetkili hale geleceği,somut olayda taşınmazın aynına ilişkin dava olmadığı gibi yetki itirazının da .. Mahkemeleri'ne ilişkin olduğu, mahkeme tarafından öninceleme duruşmasında itirazın reddedildiği bu haliyle .. 10. Tüketici Mahkemesinin artık yetkili mahkeme haline geldiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.II. GEREKÇEA. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan devre mülk sözleşmesinin feshi ile davacının ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince iadesi istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin beşinci fıkrası şöyledir:“Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir.” 3. 6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” 4. 6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesi şöyledir:“(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.” 5. 6100 sayılı Kanun'un “Yetki sözleşmesi” başlıklı 17 nci maddesi şöyledir:“Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” C. Değerlendirme 1. Dosya kapsamından, uyuşmazlığın taraflar arasında yapılan devre mülk sözleşmesinin feshi ile davacının ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince iadesi istemine ilişkin olup, dava dilekçesi ve dosya kapsamından taşınmazın aynına ilişkin bir dava olmadığı anlaşılmaktadır. 2. Sözleşmenin iptali ve verilenlerin iadesi istemine ilişkin davalarda yetki konusunda özel bir düzenleme bulunmadığına göre, yetkili mahkeme genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Bu yetki kuralı kesin olmadığından 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 3. 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasında tüketici davalarının, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabileceği belirtilmişse de bu kural 6100 sayılı Kanun'un yetkiye ilişkin kurallarının yanında bir ek yetki kuralıdır. 4. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. 5. 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince davalı, yetki itirazında yetkili mahkemeyi göstermemişse, yetki itirazı kabul edilmez. Davalının yetki itirazında yetkili olduğunu bildirdiği mahkemenin gerçekten yetkili olması lazımdır. Mahkeme, yetki itirazını incelerken, kendisinin yetkili olup olmadığını tespit bakımından, davalının yetki itirazındaki beyanları ile bağlı olmayıp, yetki hakkındaki kanuni hükümleri bütün şümulü ile nazara almak ve ona göre yetkili olup olmadığı hakkında bir karar vermek zorundadır. Ne var ki, bu inceleme kendisinin ve yetkili olduğu ileri sürülen mahkemenin yetkisinin tespiti ile sınırlı olup; yetki itirazında yetkili mahkeme doğru gösterilmemişse, mahkeme kanuna göre gerçekten yetkili olan mahkemeyi araştırıp tespit ederek yetkisizliğine ve dosyanın o yer mahkemesine yollanmasına karar veremez. Bu halde, yetki itirazında yetkili mahkemenin doğru gösterilmemiş olması sebebiyle, yetki itirazının reddine karar verilmelidir. 6. Somut uyuşmazlıkta, davacının yerleşim yeri adresinin ../.. olduğu, birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, yetkisiz bir mahkemede davacının dava açtığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca seçme hakkı davalıya geçmişse de davalının cevap dilekçesinde yetkisiz olan Bolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirttiği, davalının usulüne uygun yetki itirazında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı yer olan İstanbul 10. Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.III. KARARAçıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince İstanbul 10. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.