Maden ocağında yaşanan ölümlü iş kazasında, bilinçli taksirle öldürme suçundan verilen beraat kararının bozulup işyeri yetkilileri, hekim ve ehliyetsiz operatörün mahkum edildiği Yargıtay kararı.
Özet: Yerel mahkeme, maden ocağında meydana gelen taksirle öldürme olayında, Yargıtayın önceki beraat kararlarını bozma ilamı sonrası, iş güvenliği önlemlerine riayet etmeyerek, yetkisiz ve arızalı vinçle çalışmaya izin vererek, engelli bir işçinin tehlikeli işte çalıştırılmasını sağlayarak kusurlu bulunan şirket yöneticisi, maden mühendisi, işyeri hekimi ve vardiya şefi hakkındaki kararları yeniden değerlendirerek, bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan hapis cezaları vermiş, sanıklar ise kusurlu olmadıklarını ileri sürerek bu mahkumiyet kararını temyiz etmiştir.
12. Ceza Dairesi         2025/5280 E.  ,  2026/1050 K.
"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Mahkumiyet
Sanıklar hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık ... ve sanık ... müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında sanıklardan ... ve ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat, sanıklardan ... ve ... hakkında ise 85/1, 62, 50/4-1a, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince sanık ...'nin 12100 TL adli para cezası, sanık ...'ün ise 18200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık ... müdafinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz talebi üzerine Dairemizce ".......sanık ... ve ... hakkında, işyeri yetkilisi ve işyeri hekimi olan sanıklar hakkında koşulları oluşması sebebiyle TCK'nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sanık ... ve Nurettin hakkında ise sanık ...'in operatörlük belgesi olmadığı halde vinci kullanması nedeniyle asli kusurlu, sanık ...'nın ise sanık ...’nın ise olayın meydana geldiği ocakta gerekli denetimleri zamanında yapmaması nedeniyle tali kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken isabetsiz gerekçeler ile beraatlerine karar verilmesi ve sanıklar hakkında TCK'nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi" gerekçesiyle bozma kararı verildiği, mahkemece bozma ilamı gerekleri yerine getirilerek sanık ... ve sanık ...'nin ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 85/1,22/3,62.maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... ve sanık ...'in ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 85/1,22/3,62.maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanıkların kusurlu olmadığı, ölenin tam kusurlu olduğu, bilinçli taksirin oluşmadığına, sanıkların gerekli iş güvenliği önlemlerini aldığı beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sanık ...’ün yönetim kurulu başkanı olduğu ... Madencilik Anonim Şirketi’nin işlettiği maden ocağında, sanık ...’nın maden mühendisi daimi nezaretçi, sanık ...’nin işyeri hekimi, sanık ...’in ise vardiya şefi olarak görev yaptığı, sınır düzeyde mental reterdasyon rahatsızlığı bulunan ve sağlık kurulu raporuna göre sorumluluk gereken işlerde çalıştırılamayağı belirtilen ölen ...’nın adı geçen maden ocağında işçi olarak çalıştığı, olay günü vinç operatörünün işe gelmemesi dolayısıyla vinç operatörlük ehliyeti bulunmayan sanık ... 'in uyarı levhaları ve kapasite etiketi takılı olmayan, sesli ve görüntülü ikaz takılı olmayan, sınır kesici şalteri bulunmayan, bakım ve onarım defteri tutulmayan vinci kullanarak, Mustafa'nın kömür ile doldurduğu vagonları vinç aracılığı yukarıya çektiği, vagonun boşalmasından sonra ise ocağın içerisine doğru saldığı sırada boş vagona bağlı bulunan çelik halatın kopması neticesinde boşalan vagonun Mustafa 'ya çarparak ölümüne neden olduğu olayda, kusur durumunun tespiti amacı ile 30.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda ve 18.09.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda sanık ...’ün gerekli denetim ve koordinasyonun sağlamaması, iş güvenliği önlemlerinin almaması sebebi ile asli kusurlu, sanık ...'nin sağlık durumu elverişli olmayan ölenin bu tür işlerde bedenen çalışması mümkün olmadığı halde kendisine işe elverişli olduğuna dair rapor düzenlemesi sebebiyle tali kusurlu olduğu tespit edilmiş olup; İş Yeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre icra edilen iş kolunun çok tehlikeli işler kapsamında yer aldığı; 6331 sayılı Kanun'un 15. maddesine göre, çok tehlikeli sınıfta yer olan işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu almadan işe başlatılamayacakları, 17. maddesine göre ise, mesleki eğitim alma zorunluluğu olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiği; dosya içeriğine göre çok tehlikeli işte çalışabileceğine dair sağlık raporu alınmadığı anlaşılmakla, işyeri yetkilisi ve işyeri hekimi olan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu;
Sanık ...'in operatörlük belgesi olmadığı halde vinci kullanması nedeniyle asli kusurlu, sanık ...'nın ise sanık ...’nın ise olayın meydana geldiği ocakta gerekli denetimleri zamanında yapmaması nedeniyle tali kusurlu olduğunun, Sanıklar hakkında İş Yeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre icra edilen iş kolunun çok tehlikeli işler kapsamında yer aldığı; 6331 sayılı Kanunun 15. maddesine göre, çok tehlikeli sınıfta yer olan işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu almadan işe başlatılamayacakları, 17. maddesine göre ise, mesleki eğitim alma zorunluluğu olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiği; dosya içeriğine göre çok tehlikeli işte çalışabileceğine dair sağlık raporu alınmadığı anlaşılmakla, daimi nezaretçi ve vardiya şefi olan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu anlaşılmış olmakla
sanıkların ayrı ayrı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Bozma ilamına uyma kararı verilmediği, ancak bozma ilamında belirtilen eksiklikler giderilerek eylemli şekilde bozma ilamına uyulduğu anlaşılmış olup bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Zonguldak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanıklar müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.