5. Ceza Dairesi, sanığın zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyetinde; önceki hükmün teselsülü, hatalı ceza mahsubu, gözaltı süresi indirimi ve vekalet ücreti eksiklikleri nedeniyle kararı bozmuştur.
Özet: Yüksek Mahkeme, tefecilik suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığın daha önce kesinleşmiş aynı suçtan hükmünün teselsülü niteliğindeki mevcut eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 43/1 maddesi uyarınca değerlendirilerek önceki cezanın mahsubu yapılmadan ve farklı bir suç ismiyle karışıklığa neden olunarak hüküm kurulması, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi ve sanığın gözaltında kaldığı sürenin cezasından mahsup edilmemesi gibi kanuna aykırılıklar tespit ettiğinden, sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla bozmuştur.
5. Ceza Dairesi         2025/1165 E.  ,  2025/14386 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/417 Esas, 2024/446 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin aleyhe temyiz iradesi içermediği, vekalet ücreti talebine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2017/633 Esas, 2020/224 Karar sayılı ilamıyla zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu dosyada suç tarihinin 2013, iddianame tarihinin 21.09.2017 olduğu, hükmün istinaf incelemesi sonucu kesinleştiği, iddianame ve suç tarihlerine göre temyiz incelemesine konu bu eylemin kesinleşmiş olan hükmün teselsülü mahiyetinde bulunduğu anlaşılmakla; sanık hakkında tefeciliğe konu miktarın arttığı da nazara alınıp 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. maddesi gereğince verilecek cezadan anılan Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen hükümden daha fazla netice ceza verilmesi halinde kesinleşen dosyadaki cezanın mahsubu yapılarak oluşur ise aradaki fark kadar sanığın cezalandırılması gerektiği gözetilmeden ve hükmün beşinci paragrafında atılı suçtan mahsubu mümkün olmayıp 09.03.2021 tarihli bozma ilamında da bahsi geçmeyen farklı bir suç ismi ile mahkeme adı ve dosya numarasına işaret edilmek suretiyle karışıklığa neden olunarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Sanığın gözaltında kaldığı sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün, sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.