4. Hukuk Dairesi, trafik kazasında motosiklet sürücüsünün iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talepli sigorta davasında kusur oranları çelişkisinin uzman bilirkişi raporuyla giderilerek yeniden incelenmesi gerektiğini belirtir.
Özet: Trafik kazasında yaralanan motosiklet sürücüsü davacının sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talepleri üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarında, davacı ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna esas teşkil eden kaza kusur oranlarına ilişkin farklı bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmemesi, davalı vekilinin maluliyet raporunun hatalı olduğu, geçici bakıcı gideri tazminatının poliçe kapsamında olup olmadığı, hesaplama yöntemleri ve davacının koruyucu ekipman kullanmaması gibi itirazlarının yeterince değerlendirilmemesi nedenleriyle, dosyanın uzman bir kurumdan alınacak yeni bir kusur raporuyla birlikte yeniden incelenerek hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/305- 2024/305SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI : K-2024/44344 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 23.02.2021 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 25,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 150,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 430.000,00 TL'ye, geçici bakıcı gideri tazminatına ilişkin talebini 8.049,38 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kısmen kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 8.049,38 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 438.049,38 TL tazminatın 27.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 25,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine, davacı lehine 17.900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, hükmün kalan kısmının aynen icrasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tahkim yargılamasından önce davalıya yaptığı başvurusunda gerekli belgelerin sunulmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, dosyadaki maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, kusur raporu alınması, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davalının geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, geçici bakıcı gideri tazminatının net asgari ücret üzerinden hesaplanması, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza esnasında kask ve koruyucu ekipman takmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 1.Dosya kapsamından; kaza tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde davacı sürücü ve davalıya sigortalı aracın sürücüsünün her ikisine de kusur izafe edildiği, ancak asli ve tali kusur ayrımı yapılmadığı, davaya konu kazaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Osmaniye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/913 Esas sayılı dosyasında adli trafik bilirkişiden alınan 22.10.2022 tarihli kusur raporunda, davacı sürücünün asli, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, eldeki dosyada Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli trafik bilirkişiden alınan 02.02.2024 tarihli kusur raporunda ise davacı sürücünün %25, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince anılan kusur raporu benimsenerek davalıya sigortalı aracın sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiği, davalı vekilinin kusura yönelik itirazları doğrultusunda kusur oranları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm tesis edildiği, davalı vekilinin kusura yönelik itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği anlaşılmaktadır.O halde, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı, ceza mahkemesi dosyasındaki belgeler de dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.2.Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 14.04.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, raporda davacının kazada yaralanan omzu için %8, dirseği için %2, el bileği için %9, bacak kemiklerindeki kırılmaya bağlı yürüyüş bozukluğu için %24 oranında maluliyet tespiti yapıldığı, buna ek olarak davacının kaza nedeniyle kaburga kemiklerinin kırıldığı belirtilerek Yönetmeliğin ekindeki Kılavuzda yer alan Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Bölümü-Solunum bozukluğu-az etkilenme kapsamında %5 oranında maluliyet tespiti yapıldığı, Yönetmeliğe göre solunum fonksiyonu bozukluğunun tespitinde, solunum fonksiyon testlerinin göğüs hastalıkları uzmanı veya SFT teknisyeni tarafından yapılacağı, sorumlu göğüs hastalıkları uzmanı tarafından yorumlanarak onaylanacağı şeklinde düzenleme bulunduğu, ancak davacıya solunum fonksiyon testi yapılmadığı, raporda davacının göğüs hastalıkları uzmanı hekim tarafından muayene edilerek, solunum fonksiyon testinin bu hekim tarafından değerlendirildiği yönünde herhangi bir kaydın da bulunmadığı, ayrıca davacıda kaza nedeniyle meydana gelen hipertrofik skar ve keloid nedeniyle % 5 oranında maluliyetin tespit edildiği, anılan Yönetmelik ekindeki Kılavuzda yer alan “Deri-hipertrofik skar ve keloid" bölümünde bu husus nedeniyle maluliyet oranı belirlenirken skar izinin vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplaması şartı bulunduğu, raporda ise bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın maluliyetin tespit edildiği, tüm bu arazlar nedeniyle Balthazard formülüne göre toplam %44 oranında maluliyet verildiği, ancak raporun açıklanan nedenlerle yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık Hakem Heyetince, yukarıda bahsi geçen %44 oranlı raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle ara karar ile yeni bir rapor alınmasına karar verildiği, ara karar uyarınca ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile adli tıp uzmanı hekimden oluşan heyetten alınan 09.01.2024 tarihli raporda davacının yüzündeki yara izi için %3, kazada yaralanan omzu için %13, el bileği için %14, dirseği için %4, bacak kemiklerindeki kırılmaya bağlı yürüyüş bozukluğu için %24, Balthazard formülüne göre toplam %38,8 oranında maluliyet tespiti yapıldığı, hakem heyetince alınan bu son raporda tespit edilen %38,8 oranına göre hüküm tesis edildiği, ancak söz konusu raporun davacı muayene edilmeksizin tedavi belgeleri üzerinden hazırlandığı, bu nedenle raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, ayrıca hakem heyetince dosya kapsamındaki her iki maluliyet raporu arasındaki açık çelişki giderilmeksizin karar verilmiş olmasının da doğru olmadığı, hakem heyeti tarafından bu konuda yapılan incelemenin eksik olduğu anlaşılmıştır.Şu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde göğüs hastalıkları, cildiye/plastik cerrahi ile ortopedi ve travmatoloji bölümü uzmanlarının bulunduğu heyetten davacının güncel solunum fonksiyon testi yapılarak ve yeniden muayenesi sağlanarak yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.3.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.