Yargıtay 7. Ceza Dairesi, sanığın Orman Kanununa muhalefetten ağaç kesme ve taksirle orman yangınına neden olma mahkûmiyetini onarken, işgal ve faydalanma suçunda 8 yıllık zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.
Özet: Sanığın 6831 sayılı Orman Kanununa muhalefetten kurulan ağaç kesme ve taksirle orman yangınına neden olma suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri yargılama sürecinin usul ve yasaya uygunluğu, delillerin yeterliliği ve eylemlerin sabit olması nedeniyle onanırken, işgal ve faydalanma suçuna ilişkin hükümde ise, ilk derece mahkemesinin 10.03.2016 tarihli mahkumiyet kararından itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle bozularak bu suç yönünden kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
7. Ceza Dairesi         2021/15395 E.  ,  2025/16928 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/487 E., 2016/296 K.
SUÇLAR : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanık Hakkında Ağaç Kesme ve Taksirle Orman Yangınına Neden Olma Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik İncelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Sanık Hakkında İşgal ve Faydalanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik İncelemede İse;
Suça konu yerde bulunan incir fidanlarının müsaderesi hakkında mahallinde her zaman talepte bulunulması mümkün görülmüştür.
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 10.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.