Pandemi döneminde Suudi Arabistanda çalışan işçinin istifasının serbest irade ürünü olup olmadığı, işçilik alacakları, kıdem ve ihbar tazminatı ile faiz uygulaması hakkında Yargıtay kararı.
Özet: Davacının yurt dışında çalışırken Kovid-19 salgını ve tedavi zorlukları nedeniyle sağlık gerekçesiyle sunduğu istifa dilekçesi sonrası iş sözleşmesinin sona ermesi üzerine açtığı işçilik alacakları davasında, ilk derece mahkemesi Katar İş Kanununa göre istifayı haklı fesih sayarak kıdem tazminatına hükmederken ihbar tazminatını reddetmiştir; istinaf mahkemesi ise istifa dilekçesinin salgın koşulları ve yurt dışı çalışma ortamı dikkate alındığında serbest irade ürünü olmadığını kabul ederek ihbar tazminatına da hükmetmiş, davalı işveren ise sözleşmenin istifa ile sona erdiğini, ihbar tazminatı kabulünün hatalı olduğunu, Katar hukukuna göre kıdem süresi yetersiz olduğundan kıdem tazminatı ödenmemesi gerektiğini ve diğer alacak kalemlerinin eksiksiz ödendiğini veya mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/837 E., 2024/2929 K.DAVA TARİHİ : 24.07.2020İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 52. İş MahkemesiSAYISI : 2021/245 E., 2023/702 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin ...'te bulunan şantiyesinde kalıpçı ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, ücret, yol ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili Şirket ile dava dışı ... İnşaat .... Şirketi arasında iş hukuku anlamında organik bağ bulunmadığını, müvekkili Şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının talepleri hakkında ... hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının tüm işçilik alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalıştığı yer hukuku olan ... hukukuna göre hazırlanan bilirkişi raporunda; davacının ...'te çalışması nedeniyle 2010 tarihli ve 6 sayılı ... Özel Sektör İş Kanunu'na (... İş Kanunu) göre yapılan hesaplamaların nazara alındığı, bu Kanun kapsamında davacının ödenmemiş alacaklarının tespit edildiği, iş sözleşmesinin feshi yönünden; dosyaya davacı imzalı el yazılı istifa dilekçesi sunulduğu, istifa dilekçesinde sağlık nedeni ileri sürüldüğü, iş sözleşmesinin şantiyede Covid-19 salgını olması, yabancı ülkede tedavi imkânlarının zorluğu sebebiyle işçi tarafından feshedildiği, sağlık nedeninin ... İş Kanunu'nda haklı fesih nedeni olarak sayıldığı ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, fesih işçi tarafından yapılmakla ihbar tazminatının reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hüküm altına alınan alacak kalemleri yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu ancak davacının iş sözleşmesinin istifa ile sona erdiği kabul edilerek ihbar tazminatının reddi yönünden; dosya kapsamına göre el yazısı ile yazılmış salgın hastalık sebebiyle davacının istifa ettiğine dair dilekçe bulunmakla birlikte, istifa dilekçesinin yurt dışında ve pandemi döneminde iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte alınmış olduğu, bu suretle serbest irade ürünü olmadığı ve bu nedenle davacının ihbar tazminatına hak kazandığının kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun ihbar tazminatı yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın husumetten reddi gerektiğini,2. Ay bazlı mahsup işlemi yapılmasının hatalı olduğunu, davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını, tüm alacaklarının her ay tahakkuk ettirilerek ödendiğini,3. İş sözleşmesinin istifa ile sonlandığını, ihbar tazminatı kabulünün hatalı olduğunu, ... hukukuna göre davacının kıdemi üç yıldan az olduğundan istifa hâlinde kıdem tazminatına da hak kazanamayacağını,4. Davacının tüm ücret alacaklarının eksiksiz ödendiğini, bakiye ücret alacağı bulunmadığını,5. Çıkış ayında davacıya "Diğer Ödemeler" başlığı altında yapılan ödemenin davacının kullanmadığı yıllık izinlerine dair ödeme olduğunu, bu ödemenin yıllık izin ödemesi olarak kabul edilip mahsubu gerekirken, aksi yönde karar verilerek yıllık izin ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 6. "Diğer Ödemeler " başlığı altında yapılan ödemenin yıllık ücretli izin alacağı olarak kabul edilmemesi hâlinde ise yerleşik içtihatlara göre muaccel olan alacak kalemlerinden muacceliyet sırasına göre mahsup işlemi yapılması gerekirken, yapılan ödeme mahsup edilmeyerek davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verildiğini, 7. ... hukuku mevzuatında alacaklara işletilecek faizle ilgili yasal bir düzenleme bulunmadığını, ... Devleti islami kurallarla yönetildiğinden faiz hükmü bulunmamasının doğal olduğunu, yasal bir düzenleme olmadan işletilen faizlerin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,8. Ret vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; husumet, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, hüküm altına alınan alacakların ispatı ve hesaplama yöntemi, mahsup, vekâlet ücreti ve faiz konularına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. ... İş Kanunu'nun 48. maddesi; "Aşağıdaki durumların herhangi birinde işçi bildirimsiz olarak iş sözleşmesini sonlandırabilir ve iş sonu ikramiyesi alabilir: a- İşveren Kanun hükümlerine veya iş sözleşmesine uymazsa, b- İşveren veya vekili işçiye saldırırsa ya da onu kışkırtırsa, c- Sağlık Bakanlığı Tıbbi Hakem Komitesi kararına göre işçinin işe devam etmesi güvenliğini ve sağlığını tehlikeye atacaksa, d- Sözleşmenin imzalanmasından sonra, işveren veya vekili işin şartlarıyla ilgili hile veya kandırmaya başvurursa, e- İşveren işçiye ceza gerektiren bir suç isnat eder ve işçi bu suçtan mahkeme kararı ile beraat ederse, f- İşveren veya temsilcisi, işçiye karşı ahlaka aykırı bir eylemde bulunursa." şeklindedir. ... İş Kanunu'nun 52. maddesinde ise "Bu Kanunun 45. Maddesi hükümleri gözetilmekle birlikte işçi, aşağıdaki hâllerde bir önceki maddede belirtilen iş sonu ikramiyesini tam olarak hak eder: a- İş sözleşmesi işveren tarafından feshedilmişse, b- Belirli süreli iş sözleşmesinin süresi sona ermiş ve yenilenmemişse,c- İş sözleşmesi bu Kanun’un 48, 49, 50. Maddeleri hükümlerine göre feshedilmişse, d- İş sözleşmesi evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde ve evlilik sebebiyle kadın çalışan tarafından feshedilmişse." hükmüne yer verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; Covid-19 salgınıyla beraber şantiyedeki işçilerin yemek, temizlik ve barınma gibi temel ihtiyaçlarının şirket tarafından yeterli seviyede karşılanmadığı gibi gerekli sağlık tedbirlerinin de alınmadığını, işçilerin toplu şekilde işten çıkarıldığını ve gruplar hâlinde ihbar tazminatlarının yanı sıra işçilik alacakların bir kısmı da ödenmeden Türkiye'ye gönderildiklerini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili ise davacı işçinin iş sözleşmesini istifa ile sona erdirdiğini ve kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını savunmuştur. Dosyaya sunulan istifa dilekçesi doğrultusunda İlk Derece Mahkemesince ihbar tazminatı talebi reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise dosya kapsamına göre el yazısı ile yazılmış salgın hastalık sebebiyle davacının istifa ettiğine dair dilekçe bulunmakla birlikte, istifa dilekçesinin yurt dışında ve pandemi döneminde iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte alınmış olduğu bu suretle serbest irade ürünü olmadığı bu nedenle davacının ihbar tazminatına hak kazandığının kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırıp ihbar tazminatını hüküm altına almıştır. Dosya içeriğinde yer alan, el yazısı ile yazılmış olan ve davacının imzasının bulunduğu dilekçe "Çalışmakta olduğum şirketinizden sağlık nedenlerinden dolayı 28.04.2020 tarihinde istifa ediyorum. Gereğinin yapılmasını arz ederim." şeklindedir. Söz konusu dilekçede davacı taraf sağlık nedenlerine ilişkin bir açıklama yapmamış ancak yargılama aşamasında Covid-19 salgını nedeni ile işyerinde çalışma koşullarının kötüleştiğini ve gerekli sağlık tedbirlerinin de alınmadığını belirtmiştir.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince pandemi koşullarında işçilerden istifa iradesi taşımayan dilekçeler alındığının kabulü doğrultusunda ihbar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmiş ise de dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının, pandemi dönemi koşullarında davalıya ait ...'te bulunan işyerinde çalışmayı sürdürmesinin sağlığını tehlikeye atacak boyutlara ulaşması sebebiyle, çalıştığı ülke mevzuatı uyarınca, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü dosya kapsamına uygundur. Ancak haklı nedenle dahi iş sözleşmesini fesheden tarafın ihbar tazminatı talep edemeyeceği gözetilerek buna yönelik talebin reddi gerekirken kabulü hatalıdır. 3. Bozma sonrası yeniden yapılacak değerlendirmede, vekâlet ücretlerinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi doğrultusunda belirlenmesi gerektiği de göz önünde bulundurulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.