Yargıtay 5. Ceza Dairesinden, görevi kötüye kullanma davasında beraat kararının katılan tarafa Tebligat Kanununun iki aşamalı usulüne aykırı tebliğ edilmesi üzerine dosyanın iadesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, ağır ceza mahkemesince "ihmali davranışla görevi kötüye kullanma" suçundan verilen beraat kararının temyizi üzerine, hükmün yokluğunda karar verilen katılana tebliğinde 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2 ve 21/2 maddelerinde öngörülen iki aşamalı tebligat usulüne riayet edilmeyerek, MERNİS adresine 21/2 maddesi uyarınca şerh düşülerek tebligat yapılması gerekirken, usulsüz şekilde Kanunun 35. maddesine göre tebligat çıkarıldığı ve bu durumun usule aykırı olduğu tespit edilmiş; bu nedenle dosyanın, gerekçeli kararın kanuna uygun tebliği ile temyiz ve cevap dilekçelerinin dosyaya eklenmesi için yerel mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
5. Ceza Dairesi         2024/12185 E.  ,  2025/14315 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10/2. maddesinin "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8. maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin,
Hüküm, yokluğunda karar verilen katılanın farklı adreslerine ayrı ayrı tebliğe çıkarılmışsa da iade geldiği, bunun üzerine bilinen en son adresine gönderilen tebligatın da bila tebliğ gelmesinden sonra 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca MERNİS şerhli olarak adres kayıt sistemindeki adrese tebligat yapılacağı gözetilmeksizin, adı geçen sanığın bilinen son adresine aynı Kanun'un 35. maddesine göre tebligat çıkartıldığı ve bu nedenle tebliğ işleminin usülsüz olduğu nazara alındığında,
Gerekçeli kararın adı geçen katılana 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmesi ile tebellüğ belgelerinin ve verildiği takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin dosyaya eklenmesinden,
Hükmün temyiz edilmesi halinde ise bu konuda görüş içeren ek tebliğname düzenlenmesinden sonra iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 10.12.2025 tarihinde karar verildi.