Kamu görevlisinin icrai davranışla zincirleme görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararının, dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşürülmesi.
Özet: Yerel mahkemece zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilen sanığın temyiz incelemesinde, suç tarihi olan 02.03.2007 itibarıyla eyleme uyan görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin asli ve ilaveli dava zamanaşımı sürelerinin, durma süreleri de eklendiğinde dahi gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün bozulmasına ve yeniden yargılama gerekmeksizin sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/213 Esas, 2019/25 KararSUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliğiHÜKÜM : Eylemin zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:Sanığın oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerine uyan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, 02.03.2007 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında, durma süreleri eklendiğinde dahi ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.