Kıyı kenar tahdidi içinde kalan taşınmazın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu 1007. maddesine göre tazminat davasının temyiz aşaması.
Özet: Özel mülkiyete konu bir taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle kullanılamaz hale gelmesi üzerine açılan tazminat davasında, Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin önceki kararını kaldırıp yeniden esas hakkında karar vererek, 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca devletin sorumluluğuna hükmetmiş, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile tazminat talebini kabul etmiş, emsal karşılaştırması yoluyla yapılan değer tespitini ve adli yargının görevli olduğunu onaylamıştır.

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1220 Esas, 2024/719 KararKARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : Van 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/489 Esas, 2022/705 KararTaraflar arasındaki taşınmazın kıyı kenar tahdidi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... hakkında açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davalı ... hakkında açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idareler vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili ... tarafından açılan taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması nedeniyle tapusunun iptali ve terkini istemine ilişkin davada sunulan karşı dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 8 74... parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisinde kalması sebebiyle uğradığı zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalıdan işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.2. Mahkemece tazminat talebine ilişkin davanın tefrikine karar verilmiş, dosya iş bu esasa kayıt edilmiştir.II. CEVAPDavalı idareler vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının taraf olmaktan çıkartılmasına ve bu nedenle bu davalı hakkında açılan davanın karar verilmesine yer olmadığına, davanın davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerçek değerin tespit edilmesi gerektiğini, ... lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür. 2. Davalı idareler vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, yolsuz tescilin söz konusu olduğunu, faiz tarihine itiraz ettiklerini, vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, aksi kanaatte olunması halinde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin yöntem itibarıyla doğru olduğunu, bilirkişi heyetinin kanuna uygun olarak oluşturulduğu, bilirkişilerce emsal olarak kullanılan .. ili, .., .. (..) Mahallesi, 397 parsel sayılı emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından dava konusu taşınmazın m² birim fiyatının 83,84 TL olarak hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığını, taşınmazın kamu malı niteliğinde kıyı olmasına rağmen özel mülke konu edildiği, dava konusu taşınmazın 2015 yılında tapu kaydı beyanlar hanesine şerh düşüldüğü, bu haliyle mülkiyet hakkının kullanılamaz olduğu ve tapu sicilini tutmakla görevli devletin tazminat sorumluluğunun doğduğunu, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayanan tazminat davalarında görev adli yargıya ait olduğunu, hesaplamalarda ve faiz başlangıcında dava tarihi olan 01.06.2020 tarihi esas alındığını, değerlendirme tarihinde bir yanlışlık bulunmadığını ve davacı taraf yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin ve yargılama giderlerinin davalı idareye yüklenmesinin de hukuka uygun olduğunu, ilk dava olan tapu iptal ve terkin davasının davacı-karşı davalı ... tarafından açılması nedeniyle, tapu maliki karşı davacıların karşı dava açması nedeniyle yasal hasım durumuna düşen ... lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerektiğinden, davalı idareler vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerçek değerin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalı idareler vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediği hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2.Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Davacı vekili gerçek değerin tespiti yönünde temyiz isteminde bulunmuşsa da, İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda hükmedilen bedelin davacı vekili tarafından istinaf edilmediği nazara alındığından davacı vekilinin değere ilişkin temyiz istemi, davalı idarelerin aleyhe hüküm verme yasağı ilkesi gözetilerek yerinde bulunmamıştır. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Taşınmazın tapu kaydında yeralan takyidatın hüküm altına alınan bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi hususu kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak ''Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yeralan takyidatların hüküm altına alınan bedele yansıtılmasına” cümlesi yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.