Yurt dışı inşaat şantiyesinde formen olarak çalışan işçinin kıdem, ihbar, fazla çalışma ve yıllık izin alacakları davasında Türk ve Cezayir hukukunun uygulanabilirliği üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, yurt dışı inşaat şantiyesinde formen olarak çalışan davacının haksız fesih iddiasıyla talep ettiği kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram/genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin davanın seyrini özetlemektedir; davalının iş ilişkisi bulunmadığı, zamanaşımı ve Cezayir hukukunun uygulanması gerektiği yönündeki savunmalarına karşın, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı ile istinaf mahkemesinin Türk hukukunun uygulanması gerektiği ve fazla çalışma alacağı yönünden davacı lehine yeniden hüküm kurması üzerine, her iki tarafın da farklı gerekçelerle temyiz başvurusunda bulunduğu ve Yargıtayın iş ilişkisinin tespiti, alacakların ispatı, miktarı ve uygulanacak hukuk prensipleri bağlamında uyuşmazlığı değerlendirme aşamasında olduğunu açıklamaktadır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1978 E., 2024/3338 K.DAVA TARİHİ : 13.04.2022İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 67. İş MahkemesiSAYISI : 2022/166 E., 2024/283 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.10.2016-25.12.2017 tarihleri arasında davalının yurt dışı inşaat şantiyelerinde formen olarak çalıştığını, davalının asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğunu, ücretinin aylık net 3.500,00 Amerikan doları olduğunu, iş sözleşmesinin haklı neden bulunmadan ve bildirim yapılmadan işveren tarafından feshedildiğini, fazla çalışma karşılıklarının ödenmediğini, yıllık izin kullanmadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı ile müvekkili arasında iş ilişkisi bulunmadığını, yurt dışına çıkış ve yurda giriş kayıtlarının davacının çalışmasının ispatı konusunda yeterli olmadığını, davacının sendika üyesi olmaması nedeniyle sendikaların bildireceği emsal ücret miktarının davacı için esas alınamayacağını, talep yabancı para cinsine ilişkin olduğundan faiz oranının para cinsine göre tayin edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandırmayacak koşullarda sona erdiği veya davacıya ihbar ve kıdem tazminatının ödendiği ispat edilmediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkının bulunduğu, 17.04.2023 tarihli ek raporda alacakların Türk ve Cezayir hukukuna göre seçenekli biçimde hesaplandığı, bu raporun sonuç kısmında Türk iş mevzuatına göre birinci seçenekte hesaplanan miktarın hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının cevap dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması gerektiğini savunmadığı, işin esasına girilmesinden sonra uygulanacak hukuk itirazının dinlenemeyeceği, Türk hukukunun uygulanması konusunda zımni anlaşma yapıldığı kabul edilerek karar verilmesinin doğru olduğu, öte yandan Mahkemece, tanığın beyanı hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacakları için kabul edilirken fazla çalışma alacağı yönünden, tanığın günlük çalışma süresine ilişkin beyanı davacının iddiası ile uyumlu olmadığından itibar edilebilir nitelikte görülmediği gerekçesiyle fazla çalışma talebinin reddinin hatalı olduğu, bu nedenle davacının Türk hukukuna göre hesaplanan %40 indirimli fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun ise esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde: a. Hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin taleplerinin ıslah dilekçeleri doğrultusunda kabul edilmesi gerektiğini,b. Vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde: a. Müvekkili Şirket ile davacı arasında iş ilişkisi bulunmadığı gibi ... Şirketi arasında da hukuki bağ bulunmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, b. Davacının huzurdaki dava ile talep ettiği alacak kalemlerinin Cezayir hukukuna göre zamanaşımına uğradığını,c. Uyuşmazlığa mutad işyeri hukukunun uygulanması gerektiğini, mutad işyeri hukuku olan Cezayir hukukunda ihbar tazminatına ilişkin düzenleme bulunmadığından bu alacağın reddinin gerektiğini,d. Davacının ücret miktarının hatalı olduğunu,e. Davacının fazla çalışma alacaklarının ispat edilemediğini,f. Mutad işyeri hukuku olan Cezayir mevzuatı uyarınca ödenmiş olan tatil ücretlerinin, Türk mevzuatının öngördüğü ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışma karşılığı olarak hesaplanan ücretten mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uygulanması gereken hukukun tespiti ile davalının talep konusu tazminat ve alacaklarından sorumlu tutulup tutulmayacağı, dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanması ile vekâlet ücretinin doğru belirlenip belirlenmediğine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafça harçlandırılıp reddedilen toplam tutar dikkate alındığında, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davacı aleyhine fazla vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin davalı lehine vekâlet ücretine ilişkin on birinci alt bendinde yer alan "30.000,00" rakamlarının çıkartılarak yerine "1.385,21" rakamlarının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.