Yargıtay, uyuşturucu madde ticareti davasında gizli soruşturmacının sanığı suça teşvik etmesiyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna hükmederek mahkûmiyet kararını bozdu.
Özet: Yargıtay, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet kararını, adli kolluk görevlisinin gizli soruşturmacı olarak hareket ederek sanığı uyuşturucu satmaya teşvik etmesi ve suçun konusu olan maddeyi bu teşvik sonucunda sanığın özgür iradesi dışında temin etmesiyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, dolayısıyla Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince hükme esas alınamayacağına hükmederek bozmuş, bu nedenle sanığın beraati gerektiğine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/124 E., 2015/369 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Adli kolluk görevlisi de olsalar gizli soruşturmacıların delil toplama faaliyetlerini 5271 sayılı CMK'nın 2/e. ve 161/2. maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun ek 6. maddesine uygun bir biçimde gerçekleştirmesi halinde ele geçirilen deliller hükme esas alınabilecektir. Bu kapsamda görevlilerin kışkırtıcı ajan sayılabilecek şekilde faili suç işlemeye teşvik ettiği hallerde de ele geçirilen deliller hükme esas alınamayacaktır. Kolluk görevlisinin, daha önceden faaliyetleri gizli soruşturmacılarca bilinen sanığa "bir paket" dediği, sanığın da gizli soruşturmacıya "bekle" dedikten sonra otoparkın içine girerek duvar dibinden aldığı uyuşturucu maddeyi kolluk görevlisine verdiği olayda, kolluk görevlisinin sanığı görünce sanığın serbest iradesi dışında uyuşturucu madde satışına teşvik etmesi üzerine suçun konusu olan uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, kolluk görevlisinin sanığı suça teşvik etmesi suretiyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu ve Anayasa'nın 38/6. ve 5271 sayılı CMK'nın 206/2.a maddeleri uyarınca hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.