İcracı sanatçının filmlerdeki performanslarına ilişkin komşu haklarının yeni nesil platformlarda izinsiz kullanılması sebebiyle açılan tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tazminat davası.
Özet: Bu dava, başrol oyuncusu davacının, davalı yapımcı şirketin kendisinin icracı sanatçı olarak yer aldığı filmleri, sözleşmelerin yalnızca sinema gösterimlerini kapsadığı ve 2001 sonrası komşu haklara ilişkin izinlerin alınmadığı gerekçesiyle dijital platformlar gibi yeni yayma yöntemleriyle hukuka aykırı şekilde kullandığı iddiasıyla açtığı, ihlalin tespiti, önlenmesi, refi ile maddi ve manevi tazminat taleplerini içerirken; davalı şirket ise filmlerin tek başına maliki olduğunu, kullanımlarının hukuka uygun olduğunu, tüm hakların devredildiğini ve davacının icracı sanatçı statüsünün tartışmalı olduğunu savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/5 EsasKARAR NO:2026/94DAVA: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini, Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: 21/11/2024KARAR TARİHİ : 14/04/2026BİRLEŞEN ----- FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİDAVA: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: 24/04/2025KARAR TARİHİ: 11/12/2025----- karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş ve mahkememizin iş bu dosyasına kaydedilmiştir.ASIL DAVADA TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili -- bakımından yapılan araştırmalar ışığında, müvekkilin başrol olarak yer aldığı ve ------ olarak tanınan dava dilekçesinin eki olan yer alan filmlerin birçok yapım bakımından, davalı yan ile müvekkili arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığı bulunamayacağı, bir sözleşmenin varlığı öne sürülse dahi davalı yanın gelir elde ettiği mevcut yayma biçimlerinin anılan dönemde ilgili teknolojilerin mevcut olmamasından ve sözleşmelerin yalnızca sinema salonlarında gösterime ilişkin olmasından ötürü ilgili sözleşmelerde FSEK m. 52 hükmünün gereği gibi anılmış olamayacağı, münhasır bir sözleşmeden bağımsız olarak, müvekkilden icracı sanatçı sıfatıyla bu kullanımların gerçekleştirilmesi için ------- tarihinden sonra bu kullanımlara ilişkin yeni komşu hakları doğrultusunda alınmış olması gereken izinlerin alınmadığı ortaya çıktığını, bunlar ışığında, sinema salonlarında gösterimleri sonlanmış olmasına rağmen, bu yeni teknolojilere dayanan yayma yöntemleri üzerinden davalı yanca ciddi gelirler elde edilmiş, anılan kullanımlardaki hukuka aykırılığın tespiti için işbu davanın açılması gereği doğduğunu, davalının kullanmasının hukuka aykırı olduğunun tespiti istenen yapımlar, yapımların tamamı olup toplanacak deliller ışığında davalının bu eserlerden hangilerini kullandığı kesin bir şekilde ortaya çıkacağını, tecavüzün men'ine, ref'ine, maddi ve manevi tazminata, iadeye, FSEK m. 71 bağlamında cezai süreçlere başvurulmasına, vekaletsiz iş görme hükümlerine ve her türlü fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davanın kabulüne, Müvekkilin EK-2 suretinde yer alan icralarının içerildiği yapımların, komşu hakların devredildiği bir sözleşmenin yokluğundan yahut varsa dahi bu sözleşmenin geçersizliğinden ötürü herhangi bir surette davalı yanca kullanılmasının hukuka aykırılığının tespitine, müvekkilin yer alan icralarının içerildiği yapımların, komşu hakların devredildiği bir sözleşmenin yokluğundan yahut varsa dahi bu sözleşmenin geçersizliğinden ötürü herhangi bir surette davalı yanca kullanılmasının ref'ine ve menine, Müvekkilin icracı sanatçısı olduğu eser işletim belgelerinden görülebilen yapımlardan, davalının uhdesinde veya tasarruf yetkisinde bulunanların, bunların üçüncü kişilere devrinin, ruhsat/lisanslanmasının ve tasarruf mahiyetinde sair biçimlerde kullandırılmasının tedbiren durdurulmasına ve önlenmesine, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. ASIL DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinin ekinde sunulan ve sayılan-------- sinema eserinden yalnızca ---------- müvekkil şirketin aslen iktisap ettiği eserlerdir ve halen müvekkili şirket bu eserler üzerinde tek başına malik olduğunu, diğer -------- müvekkil şirketle herhangi bir hukuki ya da fiili bağlantısı bulunmayıp, müvekkili şirketçe herhangi bir kullanım da söz konusu olmadığını, müvekkili şirket sinema eserlerinin tek başına hak sahibi olup, davaya konu eserlerin ticari kullanımı da hukuka uygun olduğunu, dava konusu ---------müvekkili şirketin kanun gereği aslen iktisap ettiği eserlerdir ve halen müvekkili şirket bu eserler üzerinde tek başına malik olduğunu, müvekkilin eserler üzerinde mülkiyet hakkına ilaveten tüm bağlantılı haklara da sahip olduğu ve oyuncuların tüm haklarını devretmiş sayılacağı------- sabit olduğunu, öncelikle davacının icracı sanatçı olup olmadığının bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın karakteristik bir icrasının bulunmadığı, dolayısıyla icracı sanatçı olarak değerlendirilemeyeceği alınacak rapor ile anlaşılabileceğini, davacı tarafça dava konusu eserlerde başrol olarak yer alındığı dava konusu eserlerin davacı tarafın ismiyle ve performansıyla ünlendiği iddia edildiğini, ----davacı --- olduğunu, ilgili eserlerin---- ünlendiği iddiaları ise tamamen davacının kendi yorumu olduğunu, ------- iddiası asılsız olduğunu, davacı oyunculuğu zamanında sinema dışı gösterimler mevcut olduğunu, müvekkiline ait davaya konu----- olduğunu, yani davaya konu müvekkile ait sinema eserlerinin imal edildiği tarihlerde ----yayınları, videokaset ve benzeri teknolojik cihazlar mevcut olduğunu beyan ederek, davanın USULDEN REDDİNE, AY m.152/1 ve HMK 165/1 hükümleri uyarınca konunun bekletici mesele yapılarak, FSEK Ek madde 2 hükmünün ve mahkemenizce uygun görülecek diğer hükümlerin somut norm denetimi yapılması amacıyla anayasa mahkemesi'nin incelemesine gönderilmesine, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, Yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------- döneminde iz bırakan, rol aldığı ------ anılmasına varan özgünlüğüyle sinemamızda kült bir yer edinen ve halen yer aldığı tüm yapımların jeneriklerinde taltif edilen, bu hususları aldığı sayısız ödülle ortaya koymuş olan müvekkil-------- döneminde imza attığı yapımların çoğu bakımından, o dönem var olmayan haklarını doğal olarak devretmemiş, hatta çoğu yapımda yazılı bir sözleşme dahi akdetmemiştir. Buna rağmen, müvekkilinİN ismiyle ve performansıyla ünlenen bu yapımlar, on yıllardır çeşitli suretlerde, müvekkilin izni olmaksızın kullanılmış; müvekkilinin ise bu kullanımlardan en ufak karşılık elde edemediğini, davacı -----icracı sanatçı vasfı ile yer aldığı sinema eserlerinin davacı şirketçe çeşitli mecralarda oynatılmasının FSEK ten kaynaklı mali ve manevi hakların ihlali olduğu iddiası ile maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Davalı aleyhine ------- sayılı dava ile, aynı konu ile ilgili tedbir talepli bir dava açılmış olup, dosya halen derdest olduğunu Bu nedenle işbu davanın, aralarında fiili ve hukuki bağ bulunan ve tarafları da aynı olan ilgili dosya ile birleştirilmesini talep etmiştir. TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Asıl davada, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında düzenlenen mali hak devir sözleşmesi tarihi itibari ile mevcut olmdğı iddia edilen, yayın platformlarıdaki haklar yönünden davacının icracı sanatçı olması dolayısı ile bulunan haklarının devir edilip edilmediği, devrin gerçekleşmemiş olması halinde davacı tarafça yapılan ya da yapılmasına izin verilen yayınların hukuka aykırı olup olmadığı, yayının men'i ve Ref'nin gerekip gerekmeyceği, Birleşen davada, Tarafların; davacı -------- icracı sanatçı vasfı ile yer aldığı sinema filmlerinin davalı şirketçe çeşitli mecralarda oynatılmasının davacının FSEK ten kaynaklı haklarının nedeniyle maddi manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ----yazı cevabı ile davalı ---- tarihinde tescil edildiği anlaşıldı.----- yazı cevabında özetle; -----yapımlara ilişkin geçerliliği mevcut bulunan her hangi bir kayıt tescil belgesine rastlanmamış olup, diğer yapımlara ilişkin tespit edilen kayıt tescil belgeleri ve dosya muhteviyatının sunulmuştur. Davacı tarafın eserden kaynaklı hakkına tecavüz talepleri yönünden rapor aldırılmış olup alınan raporda özetle; Sektör Kapsamında Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Işığında, Davacının, ----- filmlerindeki performanslarının icracı sanatçı vasfını açıkça sağladığı, ------- icracı sanatçı vasfını sağlamadığı, FSEK Kapsamında Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Işığında, Dava konusu edilen filmlerin --- tarihinden önce meydana getirildiği görülmekle birlikte davacının filmlerde icracı sanatçı olduğunun Mahkemenizce kabul edilmesi halinde, ----- icracı sanatçı statüsü verilen sinema oyuncularının ----- öncesi yapımlar üzerinde icracı sanatçılıktan doğan haklarını talep edebilecekleri ve --- yapımlar üzerinde icracı sanatçı ile sözleşmeler yapıldığı sırada dava konusu edilen --- erişilebilir kılma hakları mevcut olmadığı için, bu türden haklar kapsamındaki eserler üzerinde yapımcı/mali hak sahibinin ----- sonrasında tanınan haklara da sahip olmadıklarından FSEK m. 51 f. 2 uyarınca mali hakların şümulünün genişletilmesinden eser sahibinin/icracı sanatçının faydalanacağı ve icracı sanatçının izninin alınması gerektiğine dair görüş bildirmişlerdir. Davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazlarının incelendiği ve birleşen davadaki taleplerin incelendiği hususunda ek rapor düzenlenmiş olup alınan raporda Sektör Kapsamında Yapılan Değerlendirme Neticesinde; Davacının ---------- filminde -------- karakteriyle başrol düzeyinde icra sergilediği, duygusal katmanları özgün biçimde yorumladığı ve filmin ana dinamiklerinden biri haline getirdiği, ----- filminde ----- başrol paylaştığı, ---- özgünlüğüyle duygusal yoğunluğu zenginleştirdiği ve eserin anlatısını etkilediği,---- rolünde -----sahnenin filmin bütününe sınırlı katkı sağladığı ve özgün yorumlama kriterinin karşılanmadığı, ------ tamamının incelenmesinin gerekmediği, her iki taraf beyanları ve birleşen dava dilekçesinde de yalnızca -------- davalı mülkiyetinde olduğu ve taleplerin bu eserlerle sınırlı tutulduğu, Dijital kullanımların varlığının sektörel olarak tespit edildiği ancak izlenme, gelir ve ekonomik boyutun bilişim ve mali uzman incelemesi gerektirdiği, Birleşen dava taleplerinin (maddi/manevi tazminat) -------- kullanımlarla ilgili olduğu ve sektörel olarak incelendiği, -----Esas sayılı davada talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin de aynı üç film ve dijital kullanımlarla ilgili olduğu, bu kullanımların ------- eserlerinin modern dağıtım teamüllerine uygun şekilde gerçekleştirildiği ve icracı performansın ekonomik değere konu edildiği sektörel olarak tespit edildiği, FSEK Kapsamındaki İnceleme ve Değerlendirme Neticesinde; ------ tarihi öncesi yapım tarihli eserler için FSEK Ek m. 2 ve m. 51 hükümleri gereğince icracı sanatçı mali haklarının (umuma iletim, umuma erişilebilir kılma hakkı) devredilmediği, 4110 sayılı Kanunla icracı sanatçı statüsü verilen sinema oyuncularının ----------öncesi yapımlar üzerinde icracı sanatçılıktan doğan haklarını talep edebilecekleri ve ----- öncesi yapımlar üzerinde icracı sanatçı ile sözleşmeler yapıldığı sırada dava konusu edilen ------ erişilebilir kılma hakları mevcut olmadığı için, bu türden haklar kapsamındaki eserler üzerinde yapımcı/mali hak sahibinin ----------sonrasında tanınan haklara da sahip olmadıklarından FSEK m. 51 f. 2 uyarınca mali hakların şümulünün genişletilmesinden eser sahibinin/icracı sanatçının faydalanacağı ve icracı sanatçının izninin alınması gerektiği, Birleşen Dosya Yönüyle: Dava konusu edilen ve hem kök raporda hem de işbu ek raporda belirtilen ilgili filmlere ilişkin --------linklerinde görüldüğü üzere; ----- filmleri açısından davacının ismi oyuncular arasında sayıldığından ---- hususunun karşılandığı, ------- hususunda davacının herhangi bir talebinin bulunmadığı görüldüğünden işbu hususa dair inceleme yapılmadığı, böylelikle de davacının manevi haklarının ihlal edildiği kanaatine varılamadığı, Dosyadaki deliller kapsamında davacı davalı tarafından izinsiz olarak dava konusu edilen filmlerin dijital ortamda erişime açıldığını belirttiğinden davacı icracı sanatçıdan filmlere ilişkin FSEK m. 25/2 kapsamında FSEK m.52’ye uygun bir şekilde izin ve onayın alınmadığı ve dolayısıyla davacının FSEK m. 80/I-1 kapsamında icracı sanatçı olarak FSEK’den kaynaklanan mali haklarının ihlal edildiğine dair görüş bildirmişlerdir. UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: FSEK 51/2, 14, 15, 16, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 56. MaddeleriGEREKÇE: Asıl dava, davacı tarafın icracı sanatçı olduğu dava konusu taraflar arasında düzenlenen mali hak devir sözleşmesi tarihi itibari ile mevcut olmdğı iddia edilen, yayın platformlarıdaki haklar yönünden davacının icracı sanatçı olması dolayısı ile bulunan haklarının devir edilip edilmediği, devrin gerçekleşmemiş olması halinde davacı tarafça yapılan ya da yapılmasına izin verilen yayınların hukuka aykırı olup olmadığı, yayının men'i ve Ref'i davası, birleşen davada ise davacı ------- icracı sanatçı vasfı ile yer aldığı sinema filmlerinin davalı şirketçe çeşitli mecralarda oynatılmasının davacının FSEK ten kaynaklı haklarının nedeniyle maddi manevi tazminat tazminat davasıdır. İcracı sanatçılara kanunen tanınan mali ve manevi hakların ihlali durumunda icracı sanatçılar, FSEK'in 80/IX maddesi gereğince eser sahipleri gibi “Tecavüzün ref'i” (ESEK m. 66, 68, 68), “Tecavüzün men'i” (FSEK m. 69), ve “Tazminat davası” (FSEK m. 70). Açma hakkına sahiptirler. Bu bağlamda FSEK'in 80/1-1-A, maddesindeki | ilâ 4. bentlerde yazılı hakları tecavüz uğrayan icracı sanatçı, ortada kusur olmasa dahi tecavüzün ref'ini talep edebilir. Mahkeme, icra sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün kapsamını, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i hâlinde tecavüz edenin uğraması muhtemel zararları takdir ederek hâlin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin uygulanmasına karar verir (FSEK m. 60).Yine icrayı, icracı sanatçıdan FSEK'e uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya FSEK hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz işlenerek meydana getirilen eserin icrasını içeren tespitin çoğaltılan kopyaları satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi icracı sanatçı, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında FSEK'in 68. maddesinin ikinci fıkrasındaki seçeneklerden birini kullanabilir. Hak sahiplerinden biri, FSEK'in 68. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması hâlinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir ---------İcrayı çoğaltma hakkına tecavüz durumunda kalan icracı sanatçı, muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilecek olup tecavüzün devamı veya tekrarının ihtimal dâhilinde olduğu hâllerde de aynı imkânlardan yararlanabilir (FSEK m. 69). Ayrıca icracı sanatçının mali hakkının ihlâli nedeniyle bir maddi zarar doğmuş ise bu zararın tazmini amacıyla tazmini talep edilebileceği gibi icracı sanatçının manevi haklarına yönelik eylemleri nedeniyle doğan manevi zararlara karşılık olarak tazminat davası açılabilir ----Yine ----- kararında belirtildiği üzere 4110 sayılı Kanun ve 46050 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler öncesinde bir eser üzerinde henüz sahip olunmayan mali hakların devrini içeren bir sözleşme yapılmış ise sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle icracı sanatçılara tanınmamış olan mali hakların devri geçersiz olacaktır. Bu bağlamda FSEK'in 80. maddesinde düzenlenen bağlantılı haklarla ilgili sözleşme ve tasarruflarla alakalı, FSEK'in 48 ilâ 65. madde hükümleri, niteli uygun düştüğü ölçüde bağlantılı haklara da kıyasen uygulanacaktır. Dolayısıyla FSEK'in 51. maddesindeki “İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir.” hükmü, komşu haklar bakımından kıyasen uygulama alanı bulacaktır.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde;---- Mahkemeniz dosyasına göndermiş olduğu ---- tarihli müzekkere cevabı ekinde yer alan dava konusu edilen ---- isimli filmlerin son hak sahipliği ve tescil bilgileri incelendiğinde, -----yapımı sinema eseri olduğu, sanatçı kısmında davacının adının yazılı olduğu,----- yapımı sinema eseri olduğu, sanatçı kısmında davacının adının yazılı olduğu, ------yapımı sinema eseri olduğu, sanatçı kısmında davacının adının yazılı olduğu, -------sinema eseri olduğu, sanatçı kısmında davacının adının yazılı olduğu, davalı tarafın cevap dilekçesinde bu eserler üzerinde davacının hak sahipliğinin bulunmadığını, eserlerin işletme belgesinin kendisine ait olduğunu beyan ettiği, alınan ----- tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere Dava konusu filmlerin dosyadaki kayıt tescil belgeleri ----- incelendiğinde,----- adet kayıt tescil belgesi yer aldığı görülmektedir. İlk tarihli belgenin ------ tarihli kayıt tescil tarihi ile icra sanatçıları olarak davacı ile dava dışı -------yer aldığı, eser sahibi olarak da davalı ile dava dışı ---- isminin yer aldığı ve ------- dilekçeleri üzerine iki firma adına kayıt-tescil edilmiştir.” notunun yer aldığı görülmektedir. İkinci belgede de -----tarihli kayıt tescil tarihi ile icra sanatçıları olarak davacı ile dava dışı ---- isminin yer aldığı, eser sahibi olarak da davalının isminin yer aldığı, --- isimli filmin ------ tarihli kayıt tescil tarihi ile icra sanatçıları olarak davacı ile dava dışı ---isminin yer aldığı, eser sahibi olarak da davalının kaydedildiği, dava konusu edilen ----- filmlerin --------yayınlandığı bu açıklamalardan sonra davaya konu filmlerinin yapım tarihleri dikkate alındığında filmlerin ------tarihinden önce meydana getirildiği az yukarıda açıklandığı üzere FSEK m.80/A/S uyarınca da ifadesini bulduğu şekliyle icracı sanatçının “sözleşmeyle” uygun bir bedel karşılığında eser üzerindeki haklarını (mali) ------ devredebilir hükmü kapsamında yazılı sözleşme ile davacının mali haklarını yapımcıya devrinin mümkün olduğu, ancak FSEK'in 51. maddesine göre,----- mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmeler batıldır.” hükmü gereği önceki tarihli devri sözleşmelerinin henüz doğmamış haklar yönünden geçerli olmayacağının hem kanuni düzenleme hem de ----- ile sabit olduğu, dava konusu filmlerin yapım tarihleri dikkate alınığında davacının filmlerinin yapım tarihlerinde, sinema eserlerinden yalnızca sinemada gösterim suretiyle yararlanılabildiği, daha sonra ortaya çıkan teknolojiler ve kullanım kanalları dikkate alındığında dava konusu eserlerin televizyonda gösterim imkânının doğması, eserlerin video kasetlerle çoğaltılarak hane ve işyerlerinde de seyredilebilir hale gelmesi, arkasından dijital teknolojiler ve internet alanında meydana gelen gelişmelerle birlikte değerlendirildiğinde bu şekildeki eserlerin yayın haklarının devredildiğinden bahsedilemeyeceği kabul edilmiş ve davacının ------ başrol oyuncusu olması dolayısıyla FSEK 80. Maddesi kapsamında komşu hak sahipliğinin tespiti ile filmlerin davalının kabulünde olduğu üzere davalı tarafa ait ------kanalında film halen aktif olarak gösterildiği sabit olduğu dikkate alınarak davacının mali haklarının ihlal edildiğinin ve mali haklara tecavüzün men'i ve ref'ine karar vermek gerekmiş, devir sözleşmelerinin ----- tarihinden öncesine ait olduğu sabit olmakla bu eserler üzerinde davacının FSEK 51/2. Maddesi gereği -------- tarihinden sonraki umuma iletim hakları üzerindeki hakları davacının devretmediğinin tespiti ile bu tarihten önceki sözleşmelerde bu devrin yapılmadığı hususunun hilafına varsa sözleşme hükümlerinin geçersizliğine, davalı tarafça bu kapsamda yapılan yayınlar dolayısıyla yapılan umuma iletimlerin hukuka aykırılığının TESPİTİNE, kullanımların MEN'İ VE REF'İNE karar vermek gerekmiştir .Birleşen dava yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin talepler değerlendirilmiş; 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diger kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava sartı olarak belirlendiği, 6102 sayılı TTK m.4/1-d bendi geregi fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuattan kaynaklı davalar mutlak ticari dava sayıldığı, birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü tazminat istemleri, davalının ticari sirket oldugu da gözetilerek birleşen davanın dava sartı arabuluculuk kapsamında olduğu ve dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya basvuru zorunlu olduğu, bu şartın yargılama aşamasında tamamlanmasının mümkün olmadığı, her ne kadar dava yığılması halinde ara buluculuk şartının zorunlu olmadığı ------- ile sabit ise de birleşen davanın sadece maddi ve manevi tazminat talepli dava olduğu dikkate alındığında ve dava açıldıktan sonra ara buluculuğa başvurulmasının da baştan tamamlanması gereken dava şartını tamamladığı kabul edilmeyerek davanın HMK'nın 114/2 ve 115. Maddesi gereği özel dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;A-Asıl davanın KABULÜ İLE; 1-------- isimli sinema eserleri üzerinde davacının icracı sanatçı olması dolayısıyla FSEK 80. Maddesi vd. kapsamında komşu hak sahibi olduğunun tespitine, 2-Bu eserler üzerinde davacının FSEK 51/2. Maddesi gereği ----------- tarihinden sonraki umuma iletim hakları üzerindeki hakları davacının devretmediğinin tespiti ile bu tarihten önceki sözleşmelerde bu devrin yapılmadığı hususunun hilafına varsa sözleşme hükümlerinin geçersizliğine, 3-Davalı tarafça bu kapsamda yapılan yayınlar dolayısıyla yapılan umuma iletimlerin hukuka aykırılığının TESPİTİNE, kullanımların MEN'İ VE REF'İNE, 4-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40-TL' nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 855,20-TL harç, 20.467,50 TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 21.322,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,B-Bileşen --------- Sayılı davasının HMK'nın 114/2 ve 115. Maddesi gereği özel dava şartı yokluğundan REDDİNE, 1-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan hazine yararına tahsiline, 2-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/04/2026