Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa dayalı taşınmazın tarla veya arsa vasfı üzerinden kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında verilen ilk derece ve istinaf kararlarının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, bir idarenin açtığı kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasını ele almaktadır; ilk derece mahkemesi taşınmazın bedelini belirleyip idare adına tescil kararı vermiş, ancak bu karar davalı malikler ve davacı idare tarafından istinaf edilmiştir; taraflar arasındaki temel anlaşmazlık, taşınmazın tarla mı yoksa arsa mı olduğu ve belirlenen kamulaştırma bedelinin uygunluğu etrafında şekillenmiş olup, bölge adliye mahkemesi her iki istinaf başvurusunu da esastan reddettikten sonra dosya temyiz aşamasına gelmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/10199 E.  ,  2025/17442 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1339 Esas, 2025/715 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/61 Esas, 2023/47 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi Tüzel Kişiliği
adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. Mahallesi 13 05... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca topladığını iddia ettiği bilgi ve belgelerin eksik olduğunu, taşınmazın cins ve nevinin, yüzölçümünün, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların her unsurun ayrı ayrı değerinin, vergi beyanının, kamulaştırma tarihindeki resmî makamlarca yapılmış kıymet takdirlerinin, özellikle arsalarda kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin ve bedelinin tespitinde etkili olacak değer objektif ölçütlerin esas alınarak taşınmaz bedelinin takdiri gerektiği öngörüldüğünü beyan ederek kamulaştırılmasına karar verilen müvekkiline ait taşınmazın bedel tespitinin yaptırılarak davalı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
2.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın tarla vasfı taşıdığı belirtilmiş ise de dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, taşınmazın tüm objektif özellikleri ile gerekli tüm bilimsel veriler Mahkemece kanun ve yargıtay içtihatları doğrultusunda toplanacağını, dava konusu taşınmazın ... Belediyesi sınırları içerisinde yer aldığını, şehrin gelişme istikametinde olduğunu, kadastral parselin içerisinde olduğunu, meskun mahale yakın olduğunu, çevresinin iskana açık olduğunu, belediye hizmetlerinden yararlandığını, taşınmazın belediye ve alt yapı faaliyetlerinden yararlanma kabiliyeti bulunduğunu, emsal satış bilgilerinin tapu müdürlüğünden istenilmesini beyan ederek gerçek ekonomik koşulları karşılayan ve hakkaniyete uygun alanında uzman bilirkişilerce bir bedel tespit edilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin oluşturmuş olduğu kıymet takdir komisyonu tarafından davalı tarafa teklif edilen bedel ile bilirkişilerce tespit edilerek yerel mahkemece hükmedilen kamulaştırma bedelleri arasında ciddi bir fark bulunduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin üzerindeki değer tespitinin taraflarınca kabul edilmediğini, dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğunu ancak yerel mahkemece arsa vasfında değerlendirildiğini, ... Belediye Başkanlığı davaya konu parselle ilgili olarak taşınmazın belediye mücavir alanı içerisinde meskun mahalde kaldığını yol, su, elektrik ve diğer belediye hizmetlerinden yararlandığını belirtildiğini, belediyenin vermiş olduğu cevabın gerçeklikten ve objekliktiften uzak olduğunu, davaya konu taşınmaz imar planına dahil olmamakla birlikte fiilen meskun mahalde yer almadığını, taşınmazın fiilen belediye hizmetlerinden de faydalanmadığını, dosya içerisinde ki mübrez bilgi ve belgelere bakıldığında taşınmazın resmi kayıtlarda tarla vasfında kayıtlı olmasına ek olarak malikler tarafından da işbu taşınmazın tarla olarak kullanıldığının görüleceğini, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan davada gerekçeli karar ayrıntılı olarak incelendiğinde davalıların, davayı farklı vekiller ile takip ettiği göz önüne alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre her avukat için ayrı ayrı 9.200 TL vekâlet ücretinin davacı kurumdan alınarak davalıya ödenmesine karar verildiğini, yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri ve içtihadı birleştirme kararları göz önünde bulundurulduğunda kendilerini farklı vekiller ile temsil eden davalılar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken her vekil için ayrı ayrı vekâlet ücreti hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı nitelikte olduğunu belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, taraflarınca emsal olarak bildirilen taşınmazların dikkate alınmadan bilirkişi raporu tanzim edildiğini, hükme esas alınan raporda belirlenen emsal taşınmaz gerekli kriterlere haiz olmadığını, denetime elverişli olmadığını, dava konusu taşınmazın gerçek değerinin çok altında olduğunu, hatalı özel satış değerlendirilmesi yapıldığını, dava tarihine (21.02.2022) daha yakın sunulan emsallerin değerlendirme dışı bırakılması suretiyle hak kaybına sebep olunduğunu, emsal olarak tarla vasfındaki taşınmazların dikkate alınarak rapor tanzim edilmesinin eksik ve hatalı olduğunu, paylı satışa esas emsal taşınmaz dikkate alınarak yapılan değer tespitinin eksik ve hatalı olduğunu, emsal taşınmazdaki irtifak değer düşüklüğü oranı kabul edilebilir olmadığını, bilirkişi raporundaki değer tespitine esas karşılaştırma tablosu somut değerlendirmeler içermediğini, bilirkişi ek raporunda, karşılaştırma tablosundaki oranların müvekkilinin aleyhine değiştirilmesinin hakkaniyete, usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından emsal olarak belirlenen taşınmazın 13.12.2021 tarihinde, .. Büyükşehir Belediyesi'nin 1/25.000 ölçekli ... planı değişikliğinden önceki bir dönemde satıldığı dikkate alınmadan ek raporda bu hususa yönelik bedel düşürüldüğünü, 'imar uygulamasına tabidir' şerhinin ... Belediyesince sehven konulduğu hususu ile ek raporda değer düşüklüğüne gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zaten kök raporda da imar uygulamasına tabi olmadığı bilinci ile değerlendirdiğini ve puanlama yapıldığını, ek raporda yapılan değişiklik herhangi bir gerekçe ortaya koymadan, taraflı ve yanlı bir değerlendirmeye tabi tutulduğunu, obejektif değer artışına sebep olacak hususlar dikkate alınmadan eksik değerlendirme yapıldığını, bilirkişi raporunda ağaç bedelinin hatalı eksik hesaplandığını, kamulaştırma bedeline işletilen yasal faizin Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olduğunu, kamulaştırma bedeline yasal faiz değil en yüksek mevduat faizi işletilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedeli tespit edilirken mevcut enflasyon durumunun göz ardı edilmesi müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıymet takdiri için seçilen emsalin hatalı olduğunu, emsal olarak kabul edilip kıyas yöntemiyle kıymet takdirinde kullanılması gerektiği hâlde, kullanılmayan parsellerden ilki 6 sayılı emsal olduğunu, endeks hesabı yapılırken uygulanan endeks tarihlerinin hatalı olduğunu, münavebe ürünleri veya kapama bahçe vasıflı arazilerde üretilen ürünlerin hem yıllık ortalama üretim miktarı hem de dava yılına ilişkin yıllık ortalama satış rakamları üzerinden hesaplama yapılması yönünde içtihat birliği oluştuğunu, kamulaştırılacak alanın tarla olmadığı arsa vasfında olduğu durumlarda ise dava açılış tarihinin uygulanıyor oluşunun uygulama yöntemi açısından eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğunu, mimarlık ve mühendislik hizmet bedellerinin hesabında kullanılacak 2022/2 Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ"de belirtilen rakamların uygulanmasında hataya düşüldüğünü, Uzuncaorman Mahallesi 9 70... parsel sayılı taşınmaz için dava tarihinde ulaşacağı birim metrekare değerinin 3081,45 TL olduğu gerçeği karşısında kamu gücü kullanılmak suretiyle OSB Tüzel Kişiliğinin müvekkilime ait taşınmazı 721,69 TL/m² bedelle kamulaştırmak suretiyle haksız kazanç elde etmelerine olanak sağlandığını, bilirkişi heyetinin karşılaştırma tablosu üzerinde yaptığı güncellemenin de taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın kök raporda yapılan karşılaştırma tablosunda belirtilen puanı olan 68 puanının ek raporda lehte ve aleyhte bir değişiklik bulunmamasına rağmen puanının 65,8 olarak düşürülmesine itiraz ettiklerini, kök rapordaki oranlamaya göre emsalin 2.125 katı değerli olan taşınmaz yeni puanlama sonrasında 1.924 katı değerde olduğu ve kıymetinin düşürüldüğü görüldüğünü belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli ... Planında, organize sanayi bölgesi alanında kaldığı, Dairelerince Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında, arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırma yöntemiyle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ilaveten kamulaştırma bedeline yüksek enflasyon dönemlerinde en yüksek mevduat faizi oranının uygulanması gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak; üzerindeki fındık ağaçlarına kapama fındık net gelirine göre belirlenen bedelden mutat münavebe ürünlerine göre belirlenen bedel indirilmek suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan;“İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.
Bu nedenle somut olayda; bir kısım davalı tarafın, Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (davalılardan ... vd. vekilinin “faize” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, adı geçen davalılar yönünden; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.
Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım “Onanma Kararı”na (faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili 3 No’lu “Gerekçe/Değerlendirme”sine, adı geçen davalılar yönüyle açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 16.12.2025