İnşaatta asansör boşluğuna düşerek meydana gelen ölüm nedeniyle açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı, eşinin davalıya ait inşaatta asansör boşluğuna düşerek vefat etmesi üzerine ceza davasında belirlenen kusura dayanarak destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talep etmiş, davalı ise ölenin tam kusurlu olduğunu ve davacının başlangıçta şikayetçi olmadığını savunmasına rağmen, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi davacı lehine karar vermiş olup, Yargıtay da sunulan deliller ve raporlar ışığında bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğuna kanaat getirerek davalının temyiz başvurusunu reddederek hükmü onamıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2017 E.-2024/2430K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Çay Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/444 Esas-2024/379 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşi ...'ın 23.08.2021 tarihinde saat 23:26 sıralarında inşaata tuvalet ihtiyacını gidermek için girdiğini, devamında ise inşaat içerisinde yer alan asansör boşluğundan aşağıya düşerek yaralandığını, 25.08.2021 tarihinde ise vefat ettiğini, konu ile ilgili Çay Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/802 Esas sayılı dosyasında davalı kusurlu bulunarak ceza verildiğini, kararın kesinleştiğini, müvekkilinin eşinin vefatı nedeniyle müteveffanın desteğinden mahrum kaldığını, bu nedenle şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müteveffanın gecenin geç bir saati olan 23:30 sıralarında tuvalet ihtiyacı için bir inşaatın üst katlarına çıkan bir kapıdan içeriye girip 5 metre yürüyüp üç basamak çıktıktan sonra 1,80 metre ileriye kadar gitmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ölen ...'ın tam kusurlu hareketi ile kazaya neden olduğunu, davacının davalı müvekkili hakkında şikayetçi dahi olmadığını, ölümünden iki gün sonra 27.08.2021 tarihinde kolluğa verdiği ifadesinde "Herhangi bir kimseden şikayetçi ve davacı değilim" şeklinde beyanda bulunduğunu belirterek davacının hukuksal dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maddi- manevi tazminat taleplerinin kabulüne, 1.171.525,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 23.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili davacıya ödenmesine, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; olaya ilişkin Savcılık aşamasında ve ceza mahkemesi yargılaması sırasında alınan kusur raporları arasında çelişki olduğunu, bu çelişkinin giderilmesi için ceza dosyası ile birlikte dosyanın Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek çelişkiyi giderecek bir rapor aldırılması talep edilmesine rağmen yeni bir rapor alınmadan hüküm kurulmasının doğru olmadığını, davacı olaydan iki gün sonra kolluğa verdiği ifadesinde şikayetçi olmadığını beyan ettiği halde maddi ve manevi tazminata karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ...'a ait inşatta meydana gelen ölüm nedeni ile vefat eden müteveffanın desteğinden mahrum kalan davacının destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 04.12.2023 tarihli ve 22.04.2024 tarihli kusur raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.